BULUN AİLESİ VE MALATYA'NIN
HACI HALİL SOYUNUN
ARAŞTIRILMASI

Soyağacı Index

Hacı Halil Soyu

Bu soy Malatya'da epeyce genişlemiş olup ailenin kız ve erkekleri evlenmelerle yeni aileleri oluşturmuştur. Zamanla da soyadı değişiklikleriyle aileler bölünmüş, kökler birbirini tanımaz hale gelmiştir. Soyadı değişikliklerine göre Hacı Haliloğlu soyu;

Aktan'lar

Bulun'lar

ve

Günay aileleri olmak üzere üç grupta toplanmıştır.

Yukarıda sözü geçen üç soy kendilerinin Hacı Haliloğlu soyundan olduklarını kesinlikle bilmekte ve kabul etmektedir. Bu ailelerden soyla en çok ilgilenen arkadaşım Adil Bulun'dur.


Babası Hüseyin Hasip Efendi ve büyük dedeleri Abdullah Efendi ile kardeşi Muhammed'in soy bağlantılarını iyi bilmekteydiler. Şecerelerini epey geçmişe kadar götürmüşlerdir.


Hacı Haliloğlu soyundan olan arkadaşım Hamit Aktan'ların ellerinde müşterek mülk olarak bulunan Hacı Haliloğlu Çiftliğine'ne ait hisse senetlerinden ise Aktan'larla Günay Ailesi'nin birbirinin akrabaları olup birbirinin torunları ve dayı, hala çocukları olduğu kabul edilmiştir.


Abdullah'la Muhammed'in kardeş oldukları Bulun ailesi ellerindeki şecere belgelerinden iyi bilmektedirler. Muhammed'in son yıllara kadar gelen Günay soyu ile Aktan ailesinin de yıllar öncesinden gelen ve Hacı Haliloğlu adını da taşıyan çiftlikte müşterek mülkiyete sahip bulunduklarına göre bu Günay ailesinin de halâ tarafından yani kız çocuklarla bağlı olduklarını öğrenmiş bulunuyoruz.


Büyük dede olarak bilinen Hacı Haliloğlu ile doğrudan bağlantı üç ailede de kurulamamaktadır.


Hacı Haliloğlu bugün Malatya kayısısı olarak bilenen en nefis kayısı türünü asırlar önce Malatya iklimine alıştırıp onun şuurlu olarak gelişmesini sağlayan zattır. Bugün Malatya bu üründen trilyonları kazanarak büyük zenginliklere kavuşmuş durumdadır.

Soyadları değişik olsa da bir çok aile Hacı Haliloğlu’nun torunları oldukları bilincindedirler.


Bu soydan kız almış bulunan Emir Ahmetoğlu ile Kazancıgil ailelerinden birçok şahısları da yakinen tanımaktayım. Bir çoğu Malatya Lisesi'nden arkadaşlarım.


Ünlü ailelere gelin giden kızların Hacı Haliloğlu soyundan gelmiş olmaları çok doğaldır.
Gebeş soyundan Ali Efendi'nin kız kardeşi (Hüseyin Avni Gebeş’in halası) İzzet Hanım'la Kasım Bulun'un evlenmesi de iki aileyi akraba yapmıştır.

Soyun birçok bireyi Hacı Haliloğlu dedelerinden epeyce yıllar uzakta bulunmasına karşın bu dedeleri hakkında bazı bilgilere sahiptirler. Bu çok akıllı dedelerinin özellikleri kulaktan kulağa aktarılıp günümüze dek gelmiştir:


Hacı Haliloğlu Dede'yi soyu şöyle tanımlamaktadır:

Girişken, yapıcı, tabiatlı, araştırmacı, toprağı, ziraati çok seven, başladığı işi bitiren, sağlıklı, güçlü bir dede.


Geçmişteki gayret ve çabaları sadece kendi nesli için değil, tüm Malatyalı halkı için mutluluğa neden olmuştur. Aktan ailesinden de Zehra Hanımı yine Kasım Bulun ilk eş olarak almıştır. Bu ailelerin birbirleriyle yakınlığı uzun yıllardan beri bilinmekteydi. Kız almakla da bu doğal ilgi pekiştirilmiş oldu.


Her üç aile bildikleri büyük dedelerini Hacı Haliloğlu olarak tanımlamaktadır.

Aktan ailesi de büyük dedeleri Halil Efendiyi Hacı Haliloğlu olarak kabul etmektedir. Oysa batın ve nesil bakımından bu Halil Dede'nin de Hacı Haliloğlu’nun torunu olması gerekmektedir.


Benim şecere oluşturmadaki temel amacım bireylerin kesin bildiklerini bir araya kadar getirmek, belirtmek, ve sonuca varmaktır. Böylece bilinen doğrularla gelecek kuşaklara köklerini doğru olarak bilecekleri bir soy çizelgesi oluşturmaktır.

Necip Günay’ın torunu Neriman Akşit cedlerinin Rumeli’den geldiklerini duyduğunu söyledi. İbrahim Efendi’nin torunu Hamit Aktan'da soyun İstanbul veya Kafkasya'dan gelmiş olabileceklerini söylemişti. Adil Bulun da son konuşmamızda Halil Efendi’nin veya Hacıhaliloğlu'nun Üsküp’ten sürgün olarak gönderildiğini söyledi. Trakya tarafından gelmiş olabileceği daha doğru bir kanaat olacak sanırım.

Ailenin çoğunluğu ince yapılı açık renkli gözlü, bazen mavi, beyaz tenli, kumral olmaları nedeniyle Kuzey veya Batı'ndan gelmiş olabilecekleriyle ilgili anlatımları haklı çıkarmaktadır.
Aile ilk konumunu Aşağı Şehre yapmıştır. Surların başlarında evlerinin temelleri atılmıştır. Yıllar sonra bu yerleşim yerinden Aspuzu'ya (Malatya) gelinmiştir.

Malatya’da ilk ev Çarşıbaşı'nda kurulmuş sonraları Aktan'ların dedeleri Mücelli tarafına köprü başına iki katlı 18 odalı bir konak yaptırılarak aile Mücelli’ye yerleşmiştir. Evin selamlığı köprü başında olup konak üç kapılı imiş. Evde yılların birikimi olan değerli yapıtlardan oluşan bir kütüphane de bulunmaktaymış. Abdul Vahhap Efendi’nin vefatından sonra Doğan Dede’nin babası Hüsnü Tolunoğlu bu kitapların kaybolup ziyan olmaması gerekçesiyle kendi evlerine taşımışlardır. Bu anı Hamit Aktan’dan aktarılmıştır.

Abdulvahap efendi gençliğinde İstanbul Sultanahmet Medresesi’nde bir süre eğitim görmüştür. Sonraları da birkaç kez Konya 'ya gitmiştir. Abdulvahap Malatya'nın bilgili insanlarındandır. Kişiler aralarında çeşitli nedenlerden çıkan anlaşmazlıkları kendisine başvurarak onun kararıyla çözümlerlermiş.

Abdulvahap Efendi’nin sağlığında konakta dini, ilmi sohbetler yapılırmış. Bu değerli toplantılara İmamoğlu'ları Hacı Abdi'ler, Barutçuzadeler, Şeyh Velioğulları, Hüsrevoğulları ve Malatya'lı okumuş ailelerin diğer büyükleri katılırlarmış. Sohbet toplantıları yaz ve kış aylarında sürermiş. Mevsim özelliğine yemekler ve meyveler hazırlanıp bu toplantılarda ikram edilirmiş. Izgara etler, iki metre uzunluğundaki şişelere terbiye edilmiş etler geçirilerek üzerleri kağıtla sarılıp ateşte döndürülerek yapılırmış. Bu toplantılar Ramazan aylarında daha geniş katılımlı ve daha özenle hazırlanan ortamlarda yapılırmış. Yukarıda adı geçen aile büyükleri de benzer toplantıları kendi hanelerinde de yaparlarmış. Toplantıların hiçbirinde içki alınmazmış. Toplantılara katılan diğer aileler: Oral'ların dedesi, Etem Efendi’ler Acıçekirdek'lerin dedesi, Müftü'ler, Erzurumlu Hafız Efendi’lerin büyükleri olurmuş. Ramazan davetleri ise 30 gün sıra daveti şeklinde uygulanırmış. Ayrıca genel bir adet olarak akrabaların her birine bir gün iftar yemeğine gidilirmiş.

Hamit Aktan dedelerinin Elazığ yolu üzerindeki Hacı Haliloğlu Çiftliğini kurduklarını açıkladı. Halen bu çiftlikte Rauf Günay’ların ve kızı Akşit'lerin tapuda kayıtlı bulunan haklarının olduğunu da açıkladı. Kendileri ise bu çiftlikteki hisselerini satmışlar.

Hamit Aktan'la bu sohbetimiz 1982 yılı Mayıs ayının ikinci haftasında benim muayenehanemde yapılmıştı.

Hamit Aktan, Necip Günay 'ın kızı Nazire Varol, Adil Bulun'un da bilgileriyle ve eldeki yazılı bilgilerden aşağıdaki ana şecereyi saptadık.
Bu açıklamaya göre bugün Hacıhalil soyuna bağlı üç aile bulunmaktadır.

Malatya'da. Bunlar Aktan, Bulun, ve Günay ailesi soylarıdır. Bulun ailesinden olan Hüseyin Efendi adliyede aza olup çok hükümlü bir insanmış. Oturduğu sofrada yemeğini yalnız yermiş. Elazığ'dan gelen Hasip Paşa’nın karşılama törenine katıldığı gün kendisine içine zehir katılmış karpuz yedirilerek zehirlenmiş. Adliye kararlarına zaman zaman hükmedermiş. Kasım Ağa da şehir encümeni azası olup bu da Malatya'nın mutasarrıflık yapılmasını sağlamıştır.

 

Hacı Halil Soyu

 

Hacı Halil Soyunun yukarıdaki tablosu tamamen belgeler ve yaşayanların değerlendirmesiyle saptanmıştır.

 


Hacı Halil Soyundan Aktan Ailesi

 

Hacı Halil Soyundan Bulun Ailesi

 

 

Adil Bulun'un iyi tanıdığı ve kişilikleri üzerine bilgisinin bulunduğu bu Hacı Halil soyundan başka kimseler de bulunmaktadır. Bu şahısların seceredeki yerlerini saptayamadık.

Sözü geçen kimseler Sıddık ve Mehmet Ali kardeşlerdir.

Mehmet Ali İstanbul Cibali Tütün Fabrikası'nda işçilik, ustabaşılık yapmış, yıllar içinde kaydolduğu "Mason Locası" nda birinci dereceye kadar yükselmiş bilgili, görgülü bir efendi imiş. Çocuksuzdur.

Sıddık efendinin ise Hikmet ve Fikret adında çocukları olmuştur.

Malatya Lisesi'nden arkadaşım rahmetli Nevzat İnal (Emirahmetoğlu)'nun babaannesi Ayşe Hanım ve kardeşi Gaffar da Hacı Halil soyundandır.

 

 

Hacı Molla Soyu

 

 

 

Sayın Ziyaretçiler, Sitemizin bu kısmında yer almakta olan tüm bilgiler yaptığımız araştırmalar sonucunda faydalandığımız farklı ( yazılı ve sözlü ) kaynaklardan yola çıkılarak oluşturulmuştur.

Hakkınızdaki bilgiler yanlış veya yetersiz ise lütfen e-posta iletişim adresimize e-mail  ile doğrusunu gönderin değiştirelim - Yaptığımız yanlışlıktan dolayı şimdiden özür dilerim