Zeka HANSEL


08.02.99 tarihinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Lefkoşa şehrinde doğdum. İlkokulu Şehit Tuncer, ortaokul ve liseyi -sınav ile kazanılan- Türk Maarif Koleji’nde tamamladım ve 2017’de şu anda eğitim gördüğüm Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni kazandım.

2006 yılında babaannem ve dedeme, çıktıkları dağ yürüyüşlerinde eşlik etmeye başladım. Kıbrıs dağlarında yetişen ve yumurta ile pişirilip yenilen ayrelli, gömeç, yumurta otu, alıç ve gavcar mantarı gibi şeylerin; nerede bulunacağını, nasıl toplanacağını, hangi mantarın zehirli olup olmadığını bu yürüyüşler sonucu -küçük yaştan geldiğim yaşa kadar- öğrendim. Ayrıca yürüyüşlerde karşımıza çıkan yılanların zehirli olup olmadığını, onlara nasıl davranmam gerektiğini ve türlerini bu yürüyüşler sayesinde öğrenmiş oldum.

2009 yılının ocak ayının bir pazar gününde, eniştemin yanında gözlemci olarak ilk avıma (keklik ve tavşan) gittim. Sonrasında da eniştemin hemen her avında yanında bulundum. Silahın nasıl omuzlandığını, nasıl sökülüp temizlendiğini, bir avcının uyması gereken tüm kuralları ve alması gereken tüm önlemleri küçük yaştan gözlemleyerek ve tecrübe ederek öğrendim. Eniştem ile ava gitmeye hâlen daha devam etmekteyim.

6 yıllık ortaokul ve lise hayatımda Türk Maarif Koleji’ne ait olan TMK Camping Club bünyesinde gerçekleştirilen kamplara -base camp (ana kamp) ve expedition camp (keşif kampı)- katıldım. Aynı şekilde 2014‘ün ağustos ayında, kulübün aracılığı ile gidilen, İskoçya’daki THE OUTWARD BOUND TRUST kulübünde zorlu aktiviteler sonrası başarı belgemi aldım. Buradaki aktivitelerden aklımdan çıkmayanı, arkadaşımla Loch Ness gölünde kano sürüşümüzdü. Küreklere biraz fazla asılmış olacağız ki, dengemizi kaybedip kanoyu Loch Ness Gölü’nde ters çevirmiş bulunduk. Böylelikle, derin ve karanlık suyu boyladık… En azından, bir Türk olarak, Loch Ness canavarı Nessie’nin gölünde yüzmedik de demeyiz...
3 yıldır lisanslı olarak av silahı ile sporting tarzı atış yapmaktayım. Ders çalışmaktan vakit buldukça sık sık Ankara Atlı Spor Kulübü’ne giderek at biniyorum.
Kendi çapımda küçük bir bıçak koleksiyonuna da sahibim ve hâlen daha toplamaya devam ediyorum.

Bu yazı 58 kez okundu...