Keklik Yetiştirme


Hakkari / Berçalan Yaylası / M.E. Bora

KEKLİK YETİŞTİRME

ve

YERLEŞTİRMEDE YENİ KURALLAR

 

Şurası artık iyice bilinmelidir ki,  kanatlı av hayvanı yetiştirme-yerleştirme ne Bakanlığın ne de avlakları işletenlerin velhasıl kimsenin umurunda değildir. Avlak işletmecilerinin sal-avlat usulüne göre hareket etmeleri gayet doğaldır. Her örnek veya özel avlak birer ticari işletmedir, dolayısıyla kar amaçlı kuruluşlardır. Ya Orman ve Su işleri Bakanlığı? Ya süneden şikayet edip duran Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı? Yerleştirme konusunda ne kadar duyarlıdır. Kendi doğrularından bir türlü vazgeçmeyen, dediğim dedik anlayışıyla binlerce keklik ve sülünü telef eden bir anlayışta devam kararı almaktadırlar. 

Anlamamız gereken en önemli konu da doğaya salımlar ile doğaya yerleştirme apayrı olaylardır. Her salım doğaya yerleştirme değildir.  

TARIM BAKANLIĞI TARAFINDAN ALINMASI GEREKLİ OLAN TEDBİRLER

  • Tarla sınırları (ANLAR) genişletilmeli, İki tarla arasında 2-3 metrelik bir kaçma ve kuluçka alanı bırakılmalı. Unutulmamalıdır ki böyle ayrılmış bölgeler aynı zamanda karınca ve böceklerin de yerleşeceği alanlardır. Civcivler için protein yataklarıdır. Tarım ilaçlarının kullanılması böcek zincirini yok eden kimyasallardır. Kullanılan yabancı ot ilaçları da kekliğin ihtiyacı olan ot tohumlarının ortadan kalkması demektir.
  • Genişletilecek tarla sınırları o nedenle çok önemlidir (Tarla sınırlana yakın olan 4-5 m lik alanda ilaçlama yapılmamalı).
  • Hayvancılık faaliyetlerinin salım yapılan bölgede denetlenmesi ve kısıtlanması,
  • Anızların yerden biraz yüksek kesilmesi
  • Tarım ilaçlarının boş kutularını toplamak için çare bulunmalı

2 – AVCILIK DAİRE BAŞKANLIĞI TARAFINDAN ALINMASI GEREKLİ OLAN TEDBİRLER

YIRTICILAR

İngiltere’de 9 sene içerisinde arazide 3133 adet kuluçka yuvası tespit edilmiş, bunlardan 1812 tanesi başarılı olmuş, 1321 tanesi de başarısız olmuştur. Başarısız olan kuluçkalara bakıldığında;

Tüm kargalar ve saksağan 142 yuva, tilki 110 yuva, porsuk 39 yuva, fare 38 yuva, kakım 38 yuva, yabanileşmiş kedi 33 yuva, yabanileşmiş köpek 18 yuva, saptanamayan 22 yuva TOPLAM 473 adet yuvadaki yumurtaların zayi olmasına sebep olmuştur,

TARIM FAALİYETLERİ:

Ot kesimi 275 yuva, diğer tarım faaliyetleri ve hububat biçimleri 87 yuva, toplam 362 yuvadaki yumurtaların zayi olmasına sebep olmuştur.

 ÇEŞİTLİ FAALİYETLER:

İnsan faktörü 39 yuva, köstebek 34 yuva, hastalık 27 yuva, kazara 11 yuva, hava şartlarından 21 yuva, bilinmeyen sebeplerden 258 yuva, yumurta toplamaktan 94 yuva buraya dikkatlerinizi rica ediyorum. Yumurta toplama kaynatıp yemek amaçlı değil üretim amaçlıdır. GENEL TOPLAM 1321 adet yuvadaki yumurtalar yok olmuş ve başarısız olmuştur. Yırtıcıların yanı sıra tarım faaliyetlerinin verdiği zayiata dikkat çekmek isterim.  Yukarıda sayılan yırtıcılar kuluçka ve yumurta yırtıcıları olarak adlandırılır.

Bazı görüşler yırtıcıyı bir denge unsuru olarak görmektedirler. Güzel ve yerinde bir görüş olmakla beraber, dengenin olabilmesi için yırtıcı miktarının da dengeli olması gerekir. Bir piramit düşünürsek piramidin tabanının av hayvanları, tepesinin yırtıcılar olması gerekir. Ama piramit tersine dönmüşse yapacak tek şey onları azaltmaktır. Kekliği araziye yerleştirmek gibi bir amaç taşıyorsak 2 seçeneğimiz vardır.

1- Ya yırtıcı korumacılığı yapacağız,

2- Ya da yırtıcıyı temizleyip araziye keklik yerleştireceğiz.

KAK'nunda yapılan en büyük yanlış, bu yırtıcıların da avlanma gurupları içine konmasıdır. Tüm Avrupa ülkelerinde yırtıcı kontrolü 12 ay boyunca yapılmaktadır. Üstelik yırtıcı kontrolleri şubat-haziran ayları arasında yapılmaktadır. Ağustos ayı ortasında avı açılan yırtıcılar çoğalarak artmış olacaktır. Kargalar neredeyse istilacı halini almıştır. Kartal, doğan, şahin, atmaca, baykuş tüm dünyada kanunlarla korunmaktadır. Bilhassa kuluçka dönemlerinde karga, saksağan, tilki ve sansar ile mutlaka mücadele edilmelidir. Keklik salım bölgelerinde yırtıcı kontrolleri devamlı yapılmalıdır.

ARAZİYE YERLEŞTİRME AMAÇLI KEKLİK YETİŞTİRİCİLİĞİ

Keklik yetiştirme teknikleri, yapılan araştırmalar ve yoğun uğraşlar sonucu köklü bir değişikliğe uğramıştır. Şimdiye kadar İngiltere, İspanya gibi ülkelerde devlet ve özel sektörce yapılan üretimler ancak,  “release and shoot” sal-avla yöntemi için geçerli olabilmektedir. Böyle bir sistem bizde yoktur. Amacımız araziye keklik yerleştirmekse yeni yöntemlerle üretime geçmemiz gerekmektedir. Hem bakanlık hem özel sektör bildiğimiz eski yöntem yetiştirme konusunda çok başarılıdır. İnanıyorum ki yeni sistemde de başarı yüksek olacaktır.

Yerleştirme amacıyla yetiştiricilik yapmak istiyorsak, şu andaki tüm damızlıklarımızı yenilemememiz gerekmektedir. Yaban kekliklerden aldığımızı düşündüğümüz devletin ve özel sektörün elinde bulunan tüm damızlıklar en az 10 veya daha fazla senelik bir süreyi işaret etmektedir. Neredeyse yanlarına gelip 2 parmağınızı birbirine sürtseniz yem için yanınıza gelirler. Esaret altında bunca senedir tutulan kekliklerden araziye yerleştirme amaçlı üretim artık yapılmıyor. Zira uysal ve hantal olan kuşlardan elde edilen yeni nesil araziye yerleştirmek amacıyla salınmıyor. Hayvanat bahçesinde doğan bir hayvanı doğaya salabiliyor musunuz? İşte aynı yere geliyoruz.

 

ÇARE NEDİR!

Aklıma ilk gelen devlet avlaklarından bir tanesini zaman geçirmeden kurak  tabir edilen tuzakla keklik yakalama için ayırmalıyız.

Bu avlağı da bu işe en meraklı olan bölgede yapmalıyız.

Atmaca için nasıl sertifika alınıyorsa kurak içinde verilebilir.

Böylece bir folklor olarak kabul gören kurak avcılığını yaşatmış oluruz.

Yakalanan keklikleri de satın alarak yepyeni bir damızlık ortamı sağlamalıyız.

Devlet izinli yumurta toplatıp kuluçka makinelerinde çıkartıp damızlıklarımızı sağlamalıyız.

Tuzakla yakalanması çok zor olan çil keklikte yumurta toplama yöntemi en geçerli yoldur.

Kınalı keklikte doğadan yakalanan anaçlarla üretimde 1 sene kazanılır.

Araziden yakalayacağınız yaban keklikleri verim düşünceye kadar anaç olarak kullanabilirsiniz. Elde edilen palazları insandan uzak tutarak yaban olan karakterlerini değiştirmemek gerekir.

Kapalı ve küçük sistem çiftleşme kafesleri terk edilmeli açık havada eski büyük kafes sistemine geçilmelidir.  

Çiftleşme mevsimi bittikten sonra kafeslerdeki keklikler kafeslerden çıkarılarak genişçe bir voliere toplanarak karıştırılmalıdır. 1 hafta kadar burada bırakılan damızlıklar tekrar kafeslere alınır. Bu şekilde damızlıklar karışmış olacak ve bir kan değişimi sağlanmış olacaktır. Çiftleşme mevsimi olmadığı için kavga ve ölümler olmayacaktır. Volierlere çıkarma sırasında uzamış gagalar kesilmelidir. Genelde üst gaga uzaması kekliğin ölümüne sebep olabilir. Gagası uzayan keklik yemi alamayacak ve beslenemeyecektir. 

Çıkan civcivlerle insan teması hiç yoka kadar indirilmelidir. Bunun için de civciv bakım kafeslerinden yavaş, yavaş vazgeçip otomatik düzeneklerle yem ve su ihtiyaçları karşılanmalıdır. Yeni civciv yetiştirme üniteleri 1 metrekarede 40-50 adet civciv olacak şekilde inşa edilmelidir. Ancak dışarıda gezinti yerleri geniş tutulmalıdır. Civcivler hışırtılı ses çıkaran objelere karşı meraklıdırlar. Otomatik düzeneklere alıştırmak ve yumurtadan çıkar çıkmaz yemlenmesini sağlamak için gezdikçe hışırtı yapan kağıtlar yemlikler altına yerleştirilir üzerlerine yem serpilir. Otomatik suluk sisteminde suyu kolaylıkla bulur. Nipel tabir ettiğimiz bu sistemde su damlacıkları nipellerin uçlarında birikir ama gaga teması olmadan akmaz. Yükseklikleri civcivin uzanarak suyu alabilecek şekilde ayarlanmalıdır. Civcivler ilk 2 hafta piyasa yemi ile beslenirler.  Ancak yetiştirme yapılacak kısmın ısısı çok önemlidir. Isı düşerse üst üste yığılmalar olur ve büyük zayiatlar verilebilir. Civcivler 4 haftalık olduktan sonra civcivlere dışarı çıkış imkanı sağlanmalıdır. Güneşli havalar seçilerek işe başlanmalıdır. Civcivler dışarı çıkıp içeri girmeyi kısa zamanda öğreneceklerdir. 6 haftalık palazlara dışarı çıkma alışkanlığını vermek için içerideki yemlemeyi 1 hafta içerisinde kesip yemlik ve sulukları dışarı yerleştirilmelidir. Dışarıdaki yemlik ve suluklar salımda kullanacağınız yemlik ve suluklarla aynı olmalıdır. Salımdan 2 hafta önce kınalı keklik için 8 haftalık 20-25 adet 6X6 metrelik, çil keklik için 13-17 arası palazı 3X3 metre kafeslere koyulmalıdır. Burada akrabalık, arkadaşlık bağlarını 2 hafta içerisinde geliştireceklerdir. Doğada oluşacak guruplar bunlar olacaktır.

Gece karartması mutlaka yapılmalıdır. Bu işlem yavaş, yavaş alıştırılarak reostalı bir sistemle kolaylıkla yapılır ve alıştırılır. Nasıl gün ışığı yavaş, yavaş karanlığa dönüyorsa, gece meydana getirilen karanlıkla palazlar karanlığa alıştırılır. Karanlığa alıştırılmadan salınan kekliklerin gece ışığa, sokak lambalarına doğru yürüdüğü ve dağıldığı görülmüştür.

Ortamı steril ve temiz tutarak hastalıkları önleme yoluna gitmeliyiz. Aşı, antibiyotik, ilaç kullanmaya gerekmedikçe başvurmamalıyız. Ortam temiz tutulursa kolay, kolay hastalık olmayacaktır. Bir tek New-castle kuş vebası çok büyük teleflere sebep olur. Adını da ilk burada görüldüğünden almıştır. Bunun da zaten ilacı, tedavisi yoktur. Çok dayanıklı olan % 30 kadarı hayatta kalacaktır. Bundan korunmanın yegane önlemi de keklik palazlarının dışarıda dolaştığı kafes içerisine serçe, güvercin, kumru gibi kuşların girmesini önlemektir.

KEKLİK SALIMLARINDA BAŞARI

Araziye salınan 10 haftalık yaştaki ALECTORIS RUFA’larda 6 ay sonunda yerleşme oranı % 20 sonraki 6 ayda maksimum %37 oranında olmuştur. Bu oran temmuz ve ağustos başında yapılan salımlarla elde edilmiştir. %40 kota ile avlanmakla bu oran %14’e düşmektedir. Salım tarihi daha geç olanlarda örneğin yetişkin sonbahar ve bahar salımlarında yerleşme %0 olarak gerçekleşmiştir. Yırtıcı kontrolü çok sıkı yapıldığı halde nasıl yok oldukları sürüden ayrılıp kaybolmaları tüm gözlemlere rağmen anlaşılamamıştır. Yırtıcının bize göre yok sayılabileceği İngiltere’de  bu dağılma çiftleşme dönemine rastlamaktadır. Ancak yerleşen kuşlarda üreme oranı %90 olmuştur. Bu bile büyük bir başarıdır. 1000 adet keklik salınan arazide 200 yaklaşık 100 çift keklik yerleşmekte ve %90 bir üreme gerçekleşmektedir. Yani bir daha ki seneye yine 1000 adet 500 çift tamamen vahşi keklikle giriyorsunuz.

Tabii ki avlatmazsanız. Çok büyük bir başarıdır. Ancak ALECTORIS RUFA için artık yerleştirme çabalarından vazgeçilmiştir. Avlanma İngiltere’de çok büyük bir sanayi haline gelmiştir. Bir günlük av 800 ila 1000 Pount arasındadır. Arazideki yaban kekliğini korumadıklarını salımlarla avlatmayla hata yaptıklarını kabul etmektedirler. Çil için gayretlerini artırmışlardır.

Tüm bu bilgiler ışığında, ne yaparsanız yapın %63  bir kayıp oluyorsa bu miktarı avlatmak en doğru yaklaşımdır. İşte İngiltere bunu yapmaktadır. Yalnız şunu hatırlatmakta fayda görüyorum. Salım yapmak ayrı bir işlem, yerleştirmek bambaşka bir işlemdir. Game Conservancy yaban hayatı uzmanlarından HUGO STRAKER ile yaptığım yazışmada bana “en büyük yerleştirmenin doğal kekliği yaşatmak” olduğunu yazmıştır. Ama yerleştirmede elinde CHUKAR için doneler bulunmadığını bu konuda Türkiye’den ve CHUKAR bulunan başka ülkelerden hiçbir bilgi alamadıklarını anlatmıştır. Kınalı kekliğin yerleşmede ne kadar başarılı olduğu hakkında bir bilgi edinilememiştir (Bu konuda Prof.Dr. Kemal Kırıkçı tarafından TAGEM’e (Tarımsal Araştırmalar Genel Müdürlüğü) sunulmak üzere “Süne mücadelesi amacıyla üretilen kınalı kekliklerin süne kışlaklarına etkin yerleştirme metotlarının belirlenmesi” adlı bir proje hazırlanmıştır. Proje kabul edilerek gerçekleştiğinde, inanıyorum ki bu konudaki bilimsel açık kapanabilecektir.)

Release&shoot sal-avla sistemi ile İspanya’da 3 milyon adede yakın alectoris-rufa (kırmızı ayaklı keklik) veya red leg keklik araziye salınmakta ve yılda 10 milyon adet civarında fişek atılmaktadır. Kalan kekliğin arazide yerleşme oranı ise %7 dolayında olmaktadır. Amerika’da kınalı keklik (alectoris chukar)  yerleştirmede çok büyük bir başarı elde edilmiştir. Ama unutmayalım hepsi vahşi doğadan alınan kekliklerle bu iş başarılmıştır. Habitatla ilkimle alakası yoktur.

Salım alanlarını büyük tutmak yanlıştır. En ideal salım alanı 400 hektardır. Salım arazileri 400 hektar üzerinden hesap edilerek yapılmalıdır. 400 hektar arazi için 500 kınalı keklik idealdir. 1 kekliğe 8 dekar yani 8000 metre kare bir alan düşecektir. 400 hektar olarak başladığımız yerleştirme arazimiz çiftleşme dönemindeki göçlerle yaklaşık 2400 hektara ulaşacaktır. O nedenle arazi parçaları hesap edilirken 400 hektar 2500 hektar olarak hesaplanmalı, salımlar ona göre yapılmalıdır. 400 hektar arazinin hemen yanına bir 400 hektar daha yerleştirme alanı yapılmamalıdır.

Çil için bu rakam 300-en çok 350 adet olmalıdır. Ancak çil için 400 hektar arazinin  yaklaşık 260 hektarı ekenek, burası çok önemli (Anız, lahana, pancar, mısır, cin mısır, hardal vs.) 140 hektarı da otluk çalılık, ağaçlık olması aranan bir kriterdir. Tarım faaliyetleri sırasında keklik, arazideki otluk alanlara çekileceklerdir. Zaten İç ve doğu Anadolu’da ağustos ayının ortalarında hububat biçimleri yapılmakta keklik de kocaman palaz olmaktadır. Ancak hayvancılık faaliyetleri de salım yapılan bölgelerde kısıtlanmalı veya tamamen yasaklanmalıdır. Köyün hayvanı elbette buna mani değildir. Ama bilinmektedir ki anızlar ve otlaklar muhtarlar tarafından kiraya verilmekte ve on binlerce hayvan arazide otlamaktadır. Şunu unutmayalım. Ot varsa keklik var.

Avlanmak için yapılan salımlar sadece sülün içindir. Sülün arazide yerleşmeyen bir av kuşudur. İsteseniz de sülünü yerleştiremezsiniz. Sülünün yerleşmemesi için yapılan açıklama şöyledir. Sülün yumurtaları 7 günde bir kuluçkaya girmektedir. 7 günlük yumurtaların bile çıkım oranı %60 olarak kabul edilmiştir. 8. günden sonra dramatik bir düşüş olur. Bir sülünün 15 yumurtaya kuluçkaya yattığını düşünürsek %50 yumurta 7 tane zaten çıkmayacaktır. Kalan 8’in de %60’ı  5 civcivin de mutlaka zayiata uğrayacağı düşünülürse sadece birkaç civciv yaşayabilir, hiç yaşamayabilir de...

Bu nedenle dünyanın her yerinde sülün kuluçka makinelerinde üretilerek araziye salınır ve avlatılır. Bu her sene rutin olarak devam eder. Bu konuda 80 senelik deneyimi olan ülke İngiltere’dir. Milyon adetlere ulaşan sülün salımı yapılmakta ve avlatılmaktadır. Kalan kısımları ise araziye kurulan çiftleşme volierlerinde vazifelerini yapmaktadır. Ancak bu ülkede ve birçok Avrupa ülkesinde gece gözü parlayan her türlü yırtıcı vurulur. Keklik için böyle bir şey söz konusu değildir. Prof Dr. Sayın Kemal Kırıkçı’nın bir asistanına doktora tezi olarak verdiği ve incelediğine göre keklik yumurtasının 15 gün hatta daha sonraki günler (28 güne kadar ve keklik yumurtası için optimum depolama şartlarında) hiçbir hasara uğramadığı ispatlanmıştır.

Samsun da ve İstanbul’da bulunan DKMP’a bağlı sülün yetiştirme tesislerinde hatırı sayılır sayıda sülün üretilmektedir. Birdenbire 200 küsur devlet avlağı türemişken neden bu iki bölgeye sülün avlağı yapılmaz anlamakta güçlük çekmekteyim. Bu ava meraklı olanlar Bulgaristan’a ve diğer Avrupa ülkelerine sülün avı için  giderek dünyanın dövizini yatırmaktadır. Şu noktaya da artık parmak basmak gerektiğine de inanıyorum. Özel bir hizmet sunuluyorsa bunun bir karşılığı olmak zorundadır. Bunun adının Devlet avlağı olması gerekmez. Bedelsiz 2 adet vurulacak sülün hiçbir avcıyı tatmin etmez.

Kınalı keklik salım zamanı Temmuz 15- Ağustos 15 arası ve palazlar 10 haftalık olunca yapılır. Kınalı keklik 10 haftalıktan sonra derhal evcilleşme eğilimi gösterir ve hantallaşır. Uçma, kaçma yeteneğini yitirir. Ne kadar büyük volierde bakarsanız bakın hareketsizlik sonucu uçma kabiliyeti kalmaz. İlk uçuşta can derdine uçabilir ama ikinci uçuşu yapamaz ve yakalanır. Çil keklik ise asla evcilleşmez. O nedenle çil salım tarihi salım çeşidine göre Ağustos ve Ekim olmak kaydıyla 12-16 haftalık arası yapılabilir.

Salımdan sonra işimiz asla bitmez. Salınan keklikler akşamları alışık oldukları kafeslere dönüşler başlar. Su ve yemi bulmuşlarsa dönmeyebilirler. Artık gözlem işlemleri başlayacaktır. Tamamen araziye adapte olmaları en az 20 günü bulacaktır. Adapte olmaları yerleştikleri anlamına gelmez. Bu arada salım bölgelerinde geceleri dolaşarak yırtıcı kontrolleri mutlaka yapılmalıdır. Şayet araziye kekliği yerleştireceksek tek seçeneğimiz yırtıcıyı bu araziye sokmayacağız.

 Avcılık eğitimi veren yüksek okullardaki öğrenciler mutlaka keklik yerleştirme programı içine dahil edilmelidir. Staj  mecburiyeti getirilerek yaz mevsiminde arazi işlerinde bilfiil çalıştırılmalıdır. Zira bu işler yevmiye ile maaşlı çalışan ile yapılacak işler değildir.

 

Mehmet ARPAZ

05.05.2015 / İstanbul

 

 

Bu yazı 6560 kez okundu...