Zilli!


1993 -2011

Zilli Öldü!

Önce Fıstık, şimdi de Zilli...

Yalnız kaldık. 18 yıl beraber yaşadığım kedilerim bir yıl ara ile ard arda öldüler...

Bir aydır elim kalem tutmuyor. Geceleri kalkıyorum sanki her an ayağıma dolanacakmış gibi bir duygu yaşıyorum. Kulağıma zaman zaman sesleri geliyor. Daha da ötesi görür gibi oluyorum...

Eve geldiğimde kapıyı ihtiyatla açıyorum!

-!..

Ama kabullenmem gerekir ki, bizleri bekleyen meraklı ve sevimli o gözler artık yok.

Velhasılı bir tarafımız eksik kaldı.

Su ve mama kabını ortadan kaldırırken tükendim. Şimdi de gözlerimden yaş geliyor...

Bundan korkuyordum... Göz yaşları içinde bir yazıyı kaleme almak gerçekten zormuş.

Geçen sene Nisan ayında Fransa'da yayın yapan bir televizyon kanalı evimize geldi. Ankara kedileri ile ilgili bir belgesel yapmak istiyorlardı. Zilli'yi anlattık... O da poz verdi...

Fıstık için TRT bir belgesel yapmıştı aradan 16 seneden fazla bir zaman geçti ara ara gösteriyorlar.

Her gördüğümde farklı düşüncelere dalıyorum...

Her geçen gün, hayatın bu güne kadar göremediğim farklı yanlarını görüyorum.

Hiç hoş değil. Kendime gelince (!) bu duyguları sizlerle paylaşmak istiyorum.

Zilli

Evcil hayvanlarla beraber bir ömrü paylaşmanın inanılmaz boyutta keyifli yanları var.

Yaşadıkları evin neşe kaynağı oluyorlar. Öyle sahnelere şahit oluyorsunuz ki...

Anlatmayla olacak gibi değil. Yaşamak lazım.

Örneğin; birlikte uyumak -iki taraflı olduğunu düşünüyorum- müthiş bir haz duygusu doğuruyor.

Süreç içinde bedensel temaslarını arar hale geliyorsunuz.

Sırt üstü yatıp, en hassas yeri olan göbeğini okşamanız için size izin veriyor. Bir kediden bundan daha büyük bir özveri beklenemez.

Fıstık

Bunun adı "güven" duygusudur. Yaşam boyu en çok ihtiyaç duyduğumuz şey...

Bu duyguyu tesis etmek için çok uzun bir zaman dilimine ihtiyaç var.

Keyifleri yerindeyse sizinle şakalaşırlar. Her birinin kendine has bir üslubu var...

Sizden çok şey öğrenirler ama öğretirler de...

Bir süre sonra da canınızdan bir parça olurlar.

Daha da ötesi ailenin bir ferdi haline gelirler.

Sofrada da, salonda da özel yerleri vardır.

Şimdi bir parçamı kaybetmiş gibiyim.

Allah, evlatlarını, aile fertlerini, yakınlarını kaybeden tüm insanlara sabır versin. Düşünmesi bile zor.

Her iki kedimi de -tüm kedileri sevdiğim gibi- çok sevdim.

Akıllarından ve öğrenme kabiliyetlerinden hiç şüphem olmadı.

  

Geriye binlerce fotoğraf, anımsadıkça yüzümüzde doğan hüzünlü gülümsemeler ve bir de etrafta uçuşan bir kaç beyaz tüy kaldı...

Dilerim ki ruh halimi size anlatabilmiş olayım.

Akıllı bir kedinin belleğini silmeye

ve

bir kedinin kanepenizde bıraktığı tüyleri

temizlemeye zaman yetmez.

                                                          Leo Dworken

 

Keşke daha uzun yaşayabilselerdi.

Ben tüyleri temizlemeden bıkmadım ki...

 

Mehmet Emin Bora

24 Mart 2011 / Ankara

Bu yazı 2403 kez okundu...