Uçkun Geray


Prof.Dr.Uçkun GERAY
(1939-2009)

Her sabah en geç 07:15 de günlük gazeteleri okuyarak güne başlarım. Benim sabah halim, hiç de iç açıcı değildir!

"Olmazsa olmaz"larım vardır.

Ayaklarımın yere basması için, bir taraftan gazete okurken, diğer taraftan da limonlu çay içmem gerekir.

Göz ardı edilebilecek gibi değil... Huysuzum. Mesela, eve gelen gazeteyi ilk benim açmam lazım! Okunmuş gazete her nedense bana itici gelir. Sayfaları sıra ile açarken, kendimi define sandığını kurcalar gibi hissederim. Güne başlarken ilk yarım saat içinde ağzımdan laf alamazsınız.

01 Şubat 2009. Cumartesi.

Gazeteyi açar açmaz donup kalıyorum. " İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi emekli öğretim üyesi, TMMOB Orman Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi Başkanı ve İşçi Partisi (İP) Merkez Karar Kurulu üyesi Prof. Dr. Uçkun Geray tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti."

-!..

Şu anda aynı günün akşamı. Saat 22:30 ben bilgisayara bakıyorum o da bana....

Ekran, onun fotoğrafları ile dolu...

Kulaklarımda hala sesi çınlıyor...

İzmir'de, İstanbul'da Ankara'da Orman Bakanlığı'nda, Fransa'da Orman Mühendisleri Odası'nda, Ormancılar Paneli'nde velhasılı olunabilecek her yerde onunla beraber oldum. O anlattı, ben dinledim...

"Ormanların, sadece ağaç ve ağaçıklardan oluşmadığını" ilk defa yüksek sesle o seslendirdi...

"Ormanlar yabanhayvanlarının da evidir. Ormana farklı bir gözle bakmak gerekir" demişti...

Bu farklı yaklaşımı onu, yakın çalışma arkadaşlarının eleştirilerine muhatap kıldı.

Umursamadı bile...

Orman köylüsünün içler acısı halini, betimlerken gözleri dalıp giderdi...

Uludağ'da yapılan seminerde genç mühendis arkadaşlarına bunları anlattı...

Kırsal kalkınmanın önemini, her yeri geldiğinde seslendirdi...

İdarenin bile avcılığa farklı bir bakış ile bakmasında en büyük pay onundur.

Fransa'da 10 gün süren beraberliğimiz sırasında elimize geçen her fırsatta onu dinledik.

Sorduğumuz her soruyu usanmadan o cevapladı.

1789 Fransız Devrimi'nde avcılıların yüklendiği rolü ondan öğrendik.

Daha pek çok şeyi de...

Üzüntüm çok büyük.

Kanadımız kırıldı...

Şimdi nasıl uçacağız!

Avcıları bilim adına, yaşanan gerçekler adına, evrensel boyutlu ortak akıl adına, şimdi kim savunacak?

Öksüz kaldık...

Söyler misiniz, biz şimdi ne yapacağız?

-!..

Fransa seyahati sırasında zorunlu olarak bir minibüs kiralamıştık. 2-3 gün boyunca aracı bir o kullandı bir ben. Hoca bu tür işlerde her zaman ön planda yer alırdı. Yapılması gereken nerede bir iş varsa ucundan ilk tutan hep o olurdu.

Öncü de oydu, artçı da...

Bu bağlamda hocanın bu tavrını "aşağıdaki fotoğraflar sembolize eder" diye düşündüm.

 

Öncü...
Fransa /2000

     

                                    Paris Metrosu                                                           Jura İstasyonu / Kuzey Alpler       

        

                      Paris Avcılık Federasyonu                                  Karacaların yakalanmasında kullanılan ağlar  

14 Haziran 2000 /Paris  

Vakit bulabildiğimiz kısıtlı zaman diliminde hoca ile Paris'i dolaşırdık. Bizlere Paris'te kaldığı zamanda bir terzinin yanında çalıştığını anlatırken "çok yorulurduk akşama bitap düşerdim" dediğini anımsıyorum. Bu konuşmayı yaptığımız sırada tesadüfen 1990 yılında ayakkabı aldığım dükkanın önünden geçiyorduk. Çok pahalı ayakkabıları olan bu mağaza o gün için çok büyük bir indirim yapmıştı. Ben de bunu fırsat bilip 2 adet ayakkabı almıştım."Hocam burada bir fotoğraf çekelim mi?"dediğimde beni kırmamıştı...

Ayakkabıların özel bir öyküsü vardı benim için... Ona anlatmıştım...

Jura İstasyonu'na giden yolda aracımız bozulunca...

Hoca bir kenara çekilmedi... Artçı da oydu!

Geçen yıl içinde kendisi ile 2 defa görüşebilmek nasip oldu. İkisinde de o aramıştı. Birisi toplantı davetiydi, diğerinde de "ne yaptığımı" sormuştu... "Okuyup araştırıyorum" dediğimde "bir gün Çamlıdere'ye gelip kitaplara göz atmak istiyorum" dedi. "Beni, bundan daha çok mutlu edebilecek herhangi bir şey yoktur. Sizi misafir etmekten dolayı gurur duyarım "demiştim.

Son konuşmamız bundan ibaret oldu.

Prof. Dr. Uçkun Geray ile berber bulunduğumuz ortamlarda muhtelif fotoğraflarını çektim.

Fransa'da bulunduğumuz süre içinde bazı toplantılarda onun yapmış olduğu konuşmaların ses kayıtlarını da almıştım.

Her yeri geldiğinde yabanhayatına ilişkin bir müze kurmanın gerekliliği üzerine fikir yürütürüm.

Keşke bu hayalim gerçekleşebilse de, bu belgeleri arşivlerdeki yerine koyabilsek...

2109 da yaşayacak avcı kardeşlerim. Bilin istiyorum.

Prof. Dr. Uçkun Geray yabanhayatına kazandırdığı;

Tanımlamalarla,

Ürettiği radikal çözüm yolları ile,

Farklı yaklaşım yöntemleri ile,

Girişimci ruhu ile,

Bıkmadan usanmadan sergilediği mücadeleci tavrı ile,

Sarf ettiği müthiş enerji ile,

Bir tek av hayvanı öldürmemiş olmasına rağmen bu ülkenin yetiştirdiği en büyük avcıdır.

Çünkü yabanhayatının gelişebilmesi için "akıl ile iz sürmüş" "aklı kullanmış" "yetersiz aklı" aklı ile avlamıştır.

Hoca konuşunca "sözde korumacıların (!) dillerinin tutulması" hep bu yüzden olmuştur.

O, vatanını milletini seven sıra dışı bir bilim insanı idi...

O, yeri çok zor doldurulacak bir insandır.

Eksikliği, derhal farkedilecek kadar önemli bir bilim adamıdır...

Hepimizin başı sağ olsun.

Prof.Dr. Uçkun Geray İstanbul Orman Fakültesi'nden 1964 yılında mezun olmuştur.

1974 yılında İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesini bitirmiştir.

1974-1975 yılları arasında Fransa'da inceleme ve araştırmalarda bulunmuştur.

1979 yılında "Ormancılıkta Planlamanın Hazırlık Aşamasında Çok Boyutlu Analizler" konulu çalışması ile Doçent unvanını kazanmıştır.

1988 yılında Institut Agronomique Méditerranéenne de Montpellier'de kırsal kalkınma konusunda staj yapmıştır.

1988 Yılında Profesörlüğe yükseltilmiştir.

1988, 1999 ve 2000 yıllarında Tunus ve Fransa'da kırsal kalkınma ve av ve yaban hayatı konusunda çalışmalarda bulunmuştur.
 

2006 yılında yaş haddi nedeniyle emekli olmuş, 30.01.2009 tarihinde vefat etmiştir.

(Bu bilgiler İstanbul Orman Fakültesi'nden alınmıştır.)

İyi insanlara ölünce, iylikleriyle beraber yaşamaya devam ederler ama, kötüler ölünce, kötülükleriyle bilikte gömülür ve ortadan kalkarlar.

                                                                              Euripides

Prof.Dr. Uçkun Geray'ı her zaman rahmetle anacağım.

Aziz hatırası önünde saygı ile eğiliyorum.

 

 


01 Şubat 2009 / Ankara

Mehmet Emin Bora

 

Not: Geçmiş tarihli yazılarımda Rahmetli Hoca ili ilgili düşüncelerim.

http://arpacik.net/guncel_detay.asp?id=252  (Körler Memleketinde Şaşılar Padişah Olur)

http://arpacik.net/guncel_detay.asp?id=182  (Cynegetique!)

Bu yazı 6653 kez okundu...