Ortak Akıl


İlk önce Sn.Mehmet Ekizoğlu'ndan özür dilemek isterim. Nedeni de çok basit. Adıma yazmış olduğu bir mektubu ondan izin almadan sizlerle paylaştığım için!.. Dilerim ki Sn. Ekizoğlu beni hoşgörü sınırları içinde tölere eder... Benim mazeret için bir tek gerekçem var. Sn. Ekizoğlu'nun göndermiş olduğu bu mektup, dolayısyla içeriği, sitemizin güncel başlığı altındak son bir kaç yazı ile doğrudan ilgili olması...

Mektuba geçmeden önce bir kaç küçük hatırlatma yapmak isterim.

14 seneden bu yana hemen hemen her gün, ülkemizde sürdürülmeye çalışılan ve özelikle kara avcılığının gelişebilmesi için çaba sarfetmekteyim. Yazılarımın tarihi, bu iddiamın kanıtıdır. Yaptığım çalışmaların maddi giderlerini de ben karşılarım. Bunun bir yıllık karşılığı da yaklaşık olarak 10.000 YTL civarındadır. İşte bu noktada bana atfedilen çirkin sözün (!) bir nebze de olsa doğruluk arz ettiğini- sizi bilmiyorum ama- ben kolaylıkla söyleyebilirim.

-!..

Herşeyini, doğruluğuna inandığın bir amaç için harca ve küfür ye!..

-!..

Ne derler adama?

-!..

Sn. Mehmet Ekizoğlu'nun göndermiş olduğu mektup evrensel akıl ile dolu.

Paylaşılması gereken tek şey bu ortak akıl...

Bu akıl bizi "Edep"e davet ediyor...

"Kendini bil" diyor

Ortak bir sorumluluğumuz olduğunu hatırlatıyor.

Öncelikle mektubu okuyalım.

Sayın Bora

Geçen haftalarda İllinois Eyaleti Doğal Kaynaklar İdaresi tarafından düzenlenen "Avcı Eğitimi Kursu"na iştirak ettim. Avcı eğitimi Illinois Eyaletinde 1980 yılı sonrasında doğup da ava gitmek isteyen kişiler için mecburi nitelikte, ancak eski avcılar da bilgilerini tazelemek için bu eğitime katılıyorlar.

Eğitim yine eyalet yetkilileri, av korucuları ve yetkin avcılar tarafından veriliyor. Verildiği yer bazen av kulüpleri, bazen de kamu tesisleri. Eğitimin masrafı eyalet fonlarından ve avcı örgütlerinin desteklerinden karşılandığı için kursiyerlerden para alınmıyor.

Kurs bir buçuk gün sürüyor. İlk günde avcı etiği ve ava başlangıç için gerekenler anlatılırken, silahı güvende kullanma, yaban hayatını tanıma gibi geniş konular ikinci günde anlatılıyor. İlk yardım veya mevzuat gibi hususlar kursta yer almıyor. Kursta özellikle ateşli silahların güven içerisinde taşınması ve kimseye zarar vermeyecek şekilde kullanılmasının öğretilmesi amaçlanıyor. Kursta tüm kursiyerler neredeyse her çeşit silahı görmek ve incelemek şansına sahip. Kurs süresince videolardan da yararlanılıyor. Avcı eğitimi kitapçığı yine eyalet yönetimince hazırlanarak ücretsiz dağıtılıyor. Kitapçıkta tüm konular renkli resimler ve grafiklerle anlatılmış. Kitapçık son derece yalın ve bir dergi büyüklüğünde... Bunun yanında açıklayıcı posterler, el broşürleri de veriliyor.

İkinci günün sonunda bir test yapılarak verilen bilgiler tekrarlanıyor. Test kursiyeri yanıltmaya değil, verilen bilgileri tekrar etmeye yönelik... Sınavı geçemeyen olmamış bugüne kadar... Dediğim gibi maksat öğretmek, sınıfta bırakmak değil...

Bu avcı güvenliğine yönelik kurstan sonra tüm avcıların "Shooting Clinic" denilen atış okullarına gitmesi tavsiye ediliyor. Bu okullar genelde avcılık kulüplerinde, poligonlarda yapılıyor ve uzman atış hocaları tarafından avcıların atışlarındaki hataların nasıl düzeltileceği gösteriliyor. Bu kurslar da ücretsiz ve kurs yerinde silah, muhimmat yetkililerce sağlanıyor.

Güncel konu olduğu için belirteyim, kursta verilen tavsiyelerden birisi, ki avcı etiği başlığı altında yer alıyor, "vurulan hayvani sakın kimseye göstermeden evinize getirin, kanlı geyiğin veya ölü kuşların kamyonetinizin arkasında, belinizde veya görünür yerlerde olmasına izin vermeyin. Bu avcılığın geleceği açısından gereklidir" tavsiyesi idi.

Bizim vurduğumuz için gurur duyduğumuz hayvanın ölüsünü görmek, herkes için keyifli olmayabilir.

Bunu anlayışla karşılamak ve mümkün olduğunca az kanlı bir şekilde doğada resmimizi çekerek hemen gözlerden uzak tutmakta yarar var.

Sonuçta sürekli yapılan bir uğraş olan avcılık için bir kapalı römork almak veya bunun gibi bir çözüm bulmak çok da zor olmasa gerek...

Hep söylenildiği gibi, bu o gün mertçe bir mücadeleden sonra bize en değerli varlığını, canını hediye etmiş olan yabanhayvanına saygının da bir gereğidir diye düşünüyorum.

Saygılarımla

Mehmet Ekizoğlu

21.05.2006 / U.S.A

Nasıl?..

-!..

Beğendiniz mi?

-!..

Biz ne diyorduk?

-!..

Önümüzdeki birkaç gün içinde sizlere avcılıkla ilgili önemli bilgiler sunacağım.

O bilgiler, bu mektupun içeriği ile bir bir örtüşüyor.

Anlaşılmayan hiçbir şey kalmayacak.

Teşekkürler Sn. Ekizoğlu.

Bu yazı 3633 kez okundu...