Avcıyı Dövelim mi? Avcıya Sövelim mi?


     

 

Değerli avcılar,

Son zamanlarda "modern" şehir insanında yaygınlaşmaya başlayan yeni bir trend de "native hunter" olarak tabir edilen "yerli avcılara" duyulan hayranlık...

Meşhur doğa ve gezi dergilerinde de izleyebileceğiniz bu trendin arkasındaki mantık, eğer varsa, yaşamak için avlanan ve çoğunlukla yerli kökenden gelen bu tür toplumları ilginç buluyor ve bir ölçüde hayranlıkla kabulleniyor. Öte yandan yabancıların "sport hunting" dediği "eti için olmayan avlanmaya" veya trofe avcılığına ise değişen tonlarda karşı çıkıyor.

Sadece romantik duygularla ilkel yaşam biçimine özenti diyebileceğimiz davranış türünden tutun da, felsefi yönelişlerle ruhunu bu avcılarla yüceltmek isteyen aydınlara kadar geniş bir yelpazede toplanıyor bu yeni "avcı" meraklıları...



Bunlar bazen filmlerden, belgesellerden etkileniyor, bazen de kendileri yerli avcılarla av peşine gidebiliyorlar.

Yerli avcılar ise pek çok ülkede, normal avcılığın dışında hükümlere tabi ve bazı ayrıcalıklara sahipler... Örneğin Tanzanya'da avcılık yapılmayan Serengeti Milli Parkı ve çevresindeki yerli kabileler her yıl 200.000 dolayında hayvan avlıyorlar ve bu hayvanlar için herhangi bir bedel de ödemiyorlar...



Gronland eskimo avcıları her sene et, yağ ve kürk ihtiyaçları için onlarca balina, yüzlerce kutup ayısı, fok balığı ve deniz fili avlıyorlar. Her geçen sene artan buzulların erimesinden dolayı azalan hayvan neslinden şikayet eden eskimo avcılar, aynı zamanda modern zamanın tüfeklerini ve dürbünler gibi diğer cihazları da kullanıyorlar.


Bir diğer ilginç nokta da şu ki; yerli avcılar avlanırken dişi ya da erkek demeden, yaşına fazla dikkat etmeden (bazen de et kalitesini göz önünde bulundurarak genç ve dişiler tercih ediliyor) avlanıyorlar, buna karşın hayvansever veya avcı-karşıtı kesimlerden herhangi bir eleştiri almıyorlar.

Öte yandan trofe avcıları dişi hayvan vurmuyor, trofesi değerli olmadığı için genç hayvan da vurmuyor. Üreme yeteneğinin sonlarına gelmiş olan ancak trofesi her avcının hayallerini süsleyen hayvanlar genelde en fazla para eden ve en çok peşinde koşulan hayvanlar oluyor. Bu sayede kazanılan avlanma bedelleri ile yaban hayatı idaresi ve koruma kontrol çalışmalarına dünya çapında ayrılan meblağ artmış oluyor.

Yine de anlamayan anlamıyor ve yerli avcıların döktükleri kana hayranlık ve felsefe dolu bakışlarla bakan ve kamerasına kaydeden "şehirli doğacı", aynı anlayışı avcıya göstermiyor ve aslında her iki avcının da aynı ruhu taşıdığını göz ardı ediyor.

Avcıların günümüzde göstermiş oldukları davranış biçimi tam da arzu ettiğimiz manzarayı ifade etmemektedir. Eğitim düzeyimiz yükseldikçe avcı profilimiz de düzelecektir.

Toplumun her kesiminde aksaklık görülürken avcı camianın yüzde yüz ak pak olmasını beklemek saflık olur. Ancak bu durum fırsat bilinerek avcılığın kendisine ve tüm bir camiaya mesnetsiz saldırı veya anlayışsızlık, asla hoşgörü gösterilemeyecek ve akliselim zihinlerden kınama beklenen bir davranış olmalıdır. Avcılığımızı ve yaban hayatını yükseltmek istiyorsak, buna verdiğimiz uğraşa, tutkumuza saygı duyarak ve her kesimin saygı duymasına çaba harcayarak başlamalıyız.

Avcıyı döverek ve söverek hiç bir şey elde edemeyiz.

En başta devlet yönetimi olmak üzere, tüm kesimlerin ülkemizde doğru ve kurallı avcılığı teşvik etmesi gerekmektedir.
 

Rasgele

Bu yazı 3327 kez okundu...