Yale Üniversitesi ve Avcılık-1


AVCILARIN ve AVCILIK KARŞITLARININ

TAVIRLARI - ÖZELLİKLERİ

VE

BUNLARLA İLGİLİ GELECEKTE NE YAPILMASINA DÖNÜK ÖNERİLER

Dr. Stephen R. Kellert

 

Değerli Avcı Kardeşlerim,

Hepimiz biliyoruz ki üniversiteler, içinde bulundukların toplumların göz bebeğidir. Dış dünyayı, onlar sayesinde derinlemesine algılar, onlar sayesinde sebep-sonuç ilişkileri kurarız. Toplumu yakinen ilgilendiren konularda son sözü üniversiteler adına bilim adamları söyler. Aynı konu üzerinde, farklı yaklaşım sergileyen bilim adamları elbette ki olacaktır. Onların bu değişik yaklaşımları bize, fikirleri karşılaştırma şansı tanır ki bu da büyük bir zenginlik demektir.

Yabanhayatının idaresi konusunda özellikle Amerika'da çeşitli üniversitelerde lisans ve lisans üstü eğitim verilmektedir. Yeni dünyanın yabanhayatına yaklaşımlarını öğrenebilmek için çaba sarfediyorum. Amacım, bu bilgileri sizlerle paylaşmak ve ülkemiz için bu konuda "Bundan sonra daha ne yapılabilir?" sorusuna yanıt aramak ve doğru idare yöntemini bulmaktan ibarettir.

Bu bağlamda yaklaşık bir ay önce Amerika'da yaşayan, çok sevdiğim bir yeğenimden ricada bulundum.

Sn.Korhan İleri

O da çeşitli üniversitelerle temas kurarak bana bilgi aktarmaya başladı. İlk belge, Yale Üniversitesi'nden geldi.

59 sayfadan ibaret bu belgeyi sizler için de Sn. Ali Kozanoğlu tercüme etti.

Sn.Ali Kozanoğlu

Önce, bize bu bilgileri aktaran Sn. Korhan İleri'ye, daha sonra da Sn. Ali Kozanoğlu'na huzurlarınızda içtenlikle teşekkür etmek isterim. Onlar olmasaydı size aktarmak istediğim bu çalışmayı gerçekleştiremezdim.

Bu dünyada kişisel beklenti içinde olmadan, hala içinde bulunduğu topluma bir şeyler vermeye çaba sarf eden -benim küçük çevremdeki- özveri sahibi insanların varlığı, gelecek için bana bir umut oluyor.

Dilerim ki umutlarınız ve yaşam sevinciniz hiç tükenmesin...

Şimdi, bu yazımda Yale Üniversitesi'nden gelen bilgileri sizlere, bölüm bölüm aktarmaya çalışacağım.

Ama bundan önce, bir kaç küçük açıklama yapmak gereğini duydum.

Şöyle ki;

En az 2 veya 3 bölümden ibaret olan bu çalışmayı sizlere ancak parça, parça sunabileceğim. Dolayısıyla konu üzerinde fikir tartışması yapmak isteyen değerli avcı arkadaşlarımın, en azından çalışmanın tamamı yayınlanana kadar sabır etmeleri gerekecek.

Gelen metnin çok uzun olması (59 sayfa) ve bir kerede yayınlanamamasından ötürü, metin içinde bahse konu olan isimlerin de kim olduğu, ancak çalışmanın sonundaki kaynakçadan anlaşılacaktır.

Çalışma, "sözlü sunum" şeklinde yapıldığı için büyük bir ihtimalle anlatan, dinleyenlerin zaman zaman dağılan dikkatlerini toparlamak için -büyük bir ihtimalle- çok çaba sarfetmiştir. Bizler biliyoruz ki 20 dakikayı geçen sunumlarda dikkat kolayca dağılabilmektedir.

Konuşmacı, kendisine ayrılan süre içinde -sununun akışına göre- dinleyicilerin dikkatlerini toparlamaya dönük çarpıcı örnekler vermiş olacağı gibi, bu örnekler yazılı metne alınmamış da olabilir!..

Ben de, metne sadık kalmak kaydı ile, elimden geldiği kadar konu ile ilgili olabilecek imajları veya fotoğrafları koyarak yekdüzeliği önleme yönünde çaba sarf ettim. Yani, bir anlamda yazıyı rahatlatmak istedim. Çünkü metnin aslı, aşırı derecede akademik bir uslup içeriyordu.

Dilerim ki faydalı olmuş olsun...

 

GİRİŞ

24 Ocak 1978'de Charleston/South Carolina'da bir
Avcı Güvenlik Eğitimi konferansında sunulmuştur.

 

Susan Flader'in yazmış olduğu Aldo Leopold'a ait biyografik etüdde;

“Bir kişinin filozofik gelişmesinin anahtarları olarak hayvanlara karşı tavrı -geyik avlama sırasında- gibi bir konunun işlenmesi tuhaf gelebilir, fakat bu gibi problemler -yani avlanma- kamuoyunun tavırları ve ilgili politikalarının gelişmesinde uygun bir odak sağlar” demiştir.

Bu iddianın ehemmiyetini Amerikalıların hayvanlara bakışı ve onları algılayışı konusunda bir çift etüd hazırlarken farketmiştim.

Diğer tüm konulardan daha fazla olarak avlanmanın lehinde ve aleyhinde olan görüşler, kişilerin doğal yaşam dünyasına bakışlarını değerlendirmekte bir barometre görevi ifa etmiştir.

Birçok Amerikalı için avlanmak, insan dışındaki doğaya olan genel tavırlarını ortaya koymakta sembolik bir vazife gördü.


İyi veya kötü, Amerikan halkının hatırı sayılır bir bölümü yabanhayatını “keşfetmiş” ve de Jack Hope'un da söylediği gibi“Avlanmak hayvanlar üzerinde etkisi olan insan faaliyetleri arasında bu etkisinin görünürlüğünden dolayı en sembolik olanıdır.” demiştir.

Başka bir deyişle, yaban hayatına olan bu büyüyen ilgi de avcılık-karşıtı eğilimler de meydana gelen önemli bir artışla başa baş büyümüştür.

Amerikan halkının önemli bir bölümü hala avcılık faaliyetlerinde bulunmaktadır, fakat son yıllarda avcılığa şiddetle karşı olan bazı gruplar da ortaya çıkmıştır.

Değişik avcılık gruplarının özellikleri ve motivasyonlarını gözlemlemek için girişimlerde bulunulmuştur, fakat avcılık karşıtı hissiyatın şekli ve özellikleri ile bu görüş tarzını destekleyenlerin tavırları hakkında pek az şey bilinmektedir.

Startker Leopold'un irdelediği gibi, bir şey kesindir;

“Avcılık-karşıtı düşünceleri göz ardı edemeyiz ve bunları güçsüz, mantıksız bir azınlığın üzerine yıkamayız."

Bir şey muhakkakki, Starker Leopold'un da dediği gibi; Avcılık-karşıtı hissiyatı gözardı edemeyiz ve güçsüz, mantıksız bir azınlığın saçmaları olarak tanımlayamayız."

Aslına bakılırsa bu görüşün taraftarları, yalnız eyalet ve memleket boyutunda değil, uluslar arası boyutta da bir politik güç haline gelmiştir. Avcılıkla ilgili meseleler çizgisinin iki yanındaki yanlış anlamaları düzeltebilmenin bir imkanı varsa bize düşen görev avcılık-karşıtı görüş noktasını ciddiye alıp, hiç değilse ortaya atılan bazı konuların içtenliğini ve sağlam dayanaklarını kabul etmeliyiz.

Shaw'un iddia ettiği gibi, avcılığın gerek lehinde, gerekse aleyhinde olanlar daima karşı tarafın düşüncelerinin sağlığını ve saflığını vurguluyorlar. Halbuki, aksi düşünceler de çoğu zaman geçerli ve gerçek.

Geleneksel olarak önem taşıyan avcı nüfusuna ek olarak bu yüksek sesli ve önemli avcılık-karşıtı görüş noktasının da ciddi bir şekilde tanınması, ülkenin yabanhayatı ve doğal kaynaklara bakışını daha iyi anlamamızı sağlayacaktır.

Avlanma meselesi bir yandan kendi içinde tutarlı bir konuyken, diğer yandan da doğal ortama olan, "artan ilgi ve endişeyi" de ön plana çıkartmaktadır.

Avcılık ve avcılık-karşıtı taraftarlarının birbirlerini anlamamasındaki güçlüğün iki büyük sebebi;

Filozofik bakış açıları

ile

sosyo-ekonomik kökenlerin farklılığıdır.

Şayet avcılık taraftarı ve karşıtı görüşleri yakından inceleyecek olursak;

Modern toplumda şiddetin rolü,

 

İnsan varoluşunda silahın yeri,

 

Modern zamanlarda yabanhayatına ve doğal ortama yönelik tehlike,

 

Doğal dünyanın insanlar tarafından sömürülmesinin gerçekliği,

İnsan varoluşunun idealistik bakışları,

 

Ölümün manası,

ve

Birçok değişik, derin filozofik meseleler gibi yüksek seviyeli konular gündeme gelecektir.

Hatta tartışma gerçekte farkında olmayarak “insan hayvanının” etobur veya otobur olması gibi temel ikilemlerin etrafında dönmektedir. Yani hayvan eti tüketmeden hayatta kalabilme kapasitemiz karşısında, kendisini bir avcı, bir yağmacı, bir yırtıcı olarak niteleyen insanın geçmişe dönük ayakta kalabilme mücadelesinin tarihi öyküsü...

Ortege y Gassett'in işaret ettiği şekilde;

“… Unutmayın, insan bir zamanlar bir vahşi hayvandı. Köpek dişleri ve etobur küçük azıları bunun inkar edilemez delilleridir. Tabi, aynı zamanda da otoburdu azı dişlerinin delalet ettiği gibi. İnsan gerçekte memelilerin iki aşırı karakterini de birleştirir, ve hayatını koyun ve kaplan olma arasında mekik dokuyarak geçirir. Avlanmak bu iki içgüdü sistemi arasında bir çatışmadır.”

Ortege y Gassett

Avcılıkla ilgili tartışmaların altında yatan temel filozofik farklılıklara paralel olarak, genelde sıklıkla avcıların ve avcılık-karşıtlarının arasında sosyodemografik özelliklere bağlı olarak da farklılıklar görülür.

Anlaşılacağı üzere, kentsel, kırsal, cinsiyet, yaş, meslek ve eğitim ile ilgili farklılıklar önemlidir. Fakat burada avcıların veya av-karşıtlarının oldukça tek düze köklerle karakterize edilen homojen gruplar olduğunu varsaymamak gerekir.

Aslında anlaşmazlığın bir temel kaynağı, tüm avcılara veya av-karşıtlarına tek ve belirli karakteristiğin bağlanması gibi bir basit fikirdir.

Bu araştırmanın temel teşhislerinden biri gerek avcılar gerek av-karşıtı gruplar içindeki davranışların ve sosyal özelliklerin hatırı sayılır çeşitliliğidir.

Bu sebepten, avcılar ve av-karşıtları arasındaki önemli farklılıkların altını çizmek çabası arasında, her iki grup içindeki farklı tipler tarif edilmeye çalışılacaktır.

Burada sunulan materyalin çoğu, Amerikan vatandaşının hayvanlarla ilgili tavırları ve davranışlarını inceleyen iki bölümlü bir etüd sırasında toplanan bilgilerden oluşmaktadır.

Birinci etüd;

1- Bire bir yürütülen, derinlikli, genelde katı bir çerçeveye bağlanmamış birinci ağızdan oluşan röportajlardan ve çoğunlukla anlatımlardan meydana gelmiştir.

İkinci etüd;

2- Kesin çerçeveli, sonu kapalı, 45 dakika süreli bir anketten oluşan memleket çapında bir soruşturmadır. Daha sonraki soruşturmadan elde edilen bilgiler, yazıda takdim edilen istatistiki verilerin büyük çoğunluğunu oluşturmuştur.


Bu iki bölümlü araştırmanın sonuçları arasında hayvanlara karşı olan tavırların tipolojisinin geliştirilmesi bulunmaktadır. Avcılar ve av-karşıtları görüşlerinin tarifinde bu tipololoji önemli bir fikir metodolojisi sağlamakta olduğundan, takdimin anlaşılmasında faydalı olması için bir miktar aşinalık gerekir.

Bu sebeple, Tablo-1 içerisinde her tavır veya tutum için tek cümlelik tarifler bulunmaktadır.

Umud ederim ki, bu tavır ve tutumların anlamı hususundaki belirsizlikler, bu yazı dizisi ilerledikçe çözümlenecektir.


TABLO BİR : HAYVANLARA KARŞI TUTUM ve TAVIR

Aşağıdaki kelimeler bundan sonra metinde geçtiği zaman, karşılarında "tek cümle" ile yazılan anlamda kullanılmış olacaktır.

 

Doğasal         : Yabanhayvanları ve yabanhayatı için sevgiyi ifade edecek temel ilgi.

Ekolojik         : Bir sistem olarak yabanhayatı türleri ve doğal çevreleri için temel duyarlılık.

İnsani            : Hayvanlar ve bilhassa ev hayvanları için güçlü sevgi temel ilgi.

Ahlaki            : Hayvanlara karşı iyi veya kötü tutumlar, ve hayvanların sömürülmesine ve kötü muameleye güçlü                           itiraz, temel ilgi.

İlmi                 : Hayvanların fiziki özellikleri ve biyolojik fonksiyonları hakkında temel merak.

Estetiki          : Hayvanların güzellikleri ve sembolik özelliklerine temel ilgi.

Fonksiyonel  : Hayvanların kullanımı ve materyel değerleri hakkında temel ilgi.

Hakimiyetçi   : Hayvanlara hakim olma ve kontrol etme temel ilgi.

Tarafsız          : İlgisizlik veya meraksızlık sebebiyle hayvanların genelde gözardı edilmesi ve pasif uzaklaşma.Temel                            uygulama.

Negatif            : Korku veya sevmeme, dolayısıyla aktif uzaklaşma, temel uygulama.

 

 

 

II . AVCILARIN TAVIRLARI VE ÖZELLİKLERİ


Bu bölümde evvela Amerikan nüfusu içindeki av-karşıtları ile avcılar mukayese edilecektir. Daha sonra da avcıları ana tiplerine göre ayırarak belirgin özelliklerini tarif edeceğiz. Avcıların genel nüfus içindeki diğer tiplerden farklı özellikleri tespit edildiği halde -daha da önemlisi- avcı tipleri arasında tespit edilen hatırı sayılır farklılıklardır.

A. Avcılar ve Av-Karşıtları.

Avcılar ve av-karşıtları arasındaki karşılaştırma, herhangi bir şekilde -ne zaman ve ne sıklıkta olursa olsun-avlanmış olanlar ile hiç avlanmamışlar arasında gerçekleştirilmiştir.

Her ne kadar böyle bir avcı nüfusunun aşırı büyüklükte olduğu iddia edilebilirse de, bu tanım hayvanlara karşı tutumlarını ve algılamalarını tespitte asgari ölçüde olsa dahi, açıklığı yönünden çabamıza oldukça tutucu bir kısıtlama getirdiği düşünülmektedir.

Tüm avlanma grubu milli araştırma grubunun %37'sinden oluşmuştur.

Bu rakam yüksek gözükse de hayatının her hangi bir safhasında sebep ve sıklık dikkate alınmadan avlanan herkesi kapsamaktadır.

Bunun yanı sıra, tüm örneklemenin;

%17'sinin son beş yılda avlandığı, ve aynı zaman süresinde %5.5'un sık avlandığı (%7 bazen, %4.5 nadiren) saptanmıştır.

Şayet son beş yılda sıkça veya bazen avlananlar geçen yıl avlananların hemen hepsini kapsamaktaysa, o zaman bu rakam 1975'de avlandığı tesbit edilen 9 yaş üstü ABD nüfusunun %11'ine eşittir.

Hiç avlanmamış kişiler arasında, erkekler kadınlardan ayrı gruplar olarak alınınca, örnek alınan milli nüfusun %21'i ve %42'sini oluşturmuştur.

Ayrıca, avcıların av karşıtlarına kıyasla daha kırsal kesimlerde büyüdüğü, babalarının çiftçilikle ilgili işlerde çalıştığı ve bulundukları (kırsal) yörede doğdukları görülmüştür.

Avcıların daha ziyade Rocky Dağları, Güney-Doğu ve Batı-Orta kesimlerinde,

 

        

Av karşıtlarının ise Orta Atlantik ve Doğu-Orta kesimlerinde yoğunlaştığı saptanmıştır.

Son olarak avcılar arasında 30 yaş altında olanlar, av karşıtlarına göre daha az ve daha önce belirtildiği şekilde erkekler, kadınlardan önemli ölçüde daha çoktur.

Tavır bulguları arasında en çarpıcı saptamalardan birisi de avcılar arasındaki doğasal tavrın, (Temel ilgi, yaban hayvanları ve yabanhayatı için sevgi) av-karşıtlarına kıyasla çok daha fazla olmasıdır.

Avcılar genelde yabanıl yaşamla ilgili olmak üzere ,

Daha çok ilgi,

Temas için daha çok istek ve sevgi,

Doğal sahalarla önemli derecede daha fazla ilgilenme,

Yabanhayatına yakınlık,

Sırt çantalı geziler,

Kamp kurma ve balık tutma faaliyetlerine karşı da av-karşıtlarına göre çok daha fazla yakınlık göstermişlerdir.

Ayrıca;

Avcılar av-karşıtlarına nazaran hayvanlara karşı daha az korku, daha fazla ilgi ve daha fazla merak duymaktadırlar.

Yalnız vurgulanması gerekir ki av-karşıtları, avcılardan çok daha fazla kişi içermektedir.

Sadece av-karşıtlarının davranışları izlendiğinde, hayvan sevgisi veya olumsuzluk içeren tutumların pek çok kişisel farklılıklar gösterdiği saptanmıştır.

Her şeye rağmen av-karşıtları, hayvanlara karşı tüm avcılardan daha negatif yaklaşmakta, onları tehlikeli addetmekte olup, bu husus hayvanların kendilerine yaklaşması ve doğrudan temas ile ilgili sorularda ortaya çıkmıştır.

Böylece, avcılar yiyecek, dinlence veya başka maksatlarla hayvanları öldürdükleri halde, hayvanlar için avcılık karşıtlarından daha çok sevgi duydukları, onlarla daha çok ilgilendikleri ve onlardan daha az korktukları anlaşılmıştır.

B. Avcıların Tipleri

Avcılar arasındaki farklar, muhtemelen en az avcılar ve av-karşıtları arasındaki farklar kadar çarpıcıdır.

Aslında çeşitli avcı tipleri arasındaki sosyal özellikler ve motive eden tutumlar o kadar önemli farklılıktadır ki;

Avcıları bir bütün halinde ele almak, aşırı basit ve hatta aptalca görünmektedir.

Avlanma isteği ve bu tecrübeden duyulan tatmin duygusu "Hendee", "Potter", "Clark", "Applegate" ve diğer değişik araştırmacıların işaret ettiği kadar çeşitlidir.


Milli araştırmada avcılara avlanma için birinci, ikinci ve üçüncü derecedeki sebepleri sorulmuştur.

En çok verilen sebeplerin cevap sıklığı ölçü alınarak değerlendirilmesinde;

1- Et için avlanmak,

Mr. Darrell Smith ve Ailesi

03 Ocak 2006. Bu sabah posta kutumu açtığımda içinde İllinois'da oturan Sn. Mehmet Ekizoğlu'ndan gelen bir mektup buldum. Ekinde de yukarıdaki fotoğraf var. Şöyle diyor Sn. Ekizoğlu;

Bulunduğum eyalette (Illinois) et avcıları oldukca fazla. Kendilerine ihtiyaç da var, zira trofe avcıları nedeniyle erkek geyik azalıyor, ancak dişi geyik çoğalıyor ve popülasyona ve habitata zarar veriyor. Buna mani olmak için dişi geyik avı teşvik ediliyor, lisansı daha ucuz ve limiti fazla. Eti de malum daha iyi...

Ekte tanıdığım bir ailenin (Mr. Darrell Smith ve Ailesi) freezerini dolduran haftasonu avı görülmektedir. Sözkonusu aile yabanhayatına da en cömert bağışları yapmaktadır.

                                                                                                                                          Saygılarımla
                                                                                                                                     Mehmet Ekizoğlu

Sn. Mehmet Ekizoğlu'nun bu çok çarpıcı mektubunun zamanlaması, kelimenin tam anlamı ile muhteşem. Bizleri tam da yerinde bilgilendirdiği için kendisine ne kadar teşekkür etsek azdır.

Bizler, sık sık avcıları eleştiririz. "Etçi" deriz. Bu tanım, ülkemizdeki avcıların bir kısmı için "ima" edilmek istenilen anlamda doğru olabilir. Ama görüyoruz ki bu tarif "genel-geçer" değil. Evrensel boyutu kısır bir niteleme.

Yukarıdaki örnekde görüldüğü gibi, etinden istifade etmek için ava gidiyorlar ama, yabanhayatına en büyük katkıyı da yine onlar yapıyor!..

Dişi geyik sayısının habitata verdiği zararı önlemek için "düzenleyici avcı" kimliği ile (regülatör) ön plana çıkıyorlar.

Sık sık dile geldiği gibi, avcıların tek bir tanım altında toplanması mümkün değil.  (Mehmet Emin Bora)

2- Spor

 

ve

3- Doğayla temas sıralanmıştır.

Bu kategoriler, milli araştırmaya katılanlar için ifade ettikleri açık anlamlarından dolayı sorulmuştur. Şayet bu sınıflandırma tavır veya tutum şeklinde sıralansa üç temel sebep şu şekilde anlaşılabilir:

1-Et avcılığı “fonksiyonel” ,

2-Spor avcılığı “hakimiyetçi”

ve

3- Doğa avcılığı “doğasal” tavır veya tutumla açıklanabilir.

Bu sebeple bu bölümün geri kalan kısmında;

"Fonfsiyonel/et", ve "Doğa, hakimiyetçi/spor" avcılarının sayısı, sosyal özellikleri ve ilgili tavırları hakkında bilgiler sunulacaktır.

Şunu belirtmek önemlidir ki avcılar, birey olarak genelde bu özelliklerden birden fazlasına sahiptirler.

Yani, bir kişi doğal sebeplerle avlanırken fonksiyonel ve hakimiyetçi tavırları da daha az olmakla beraber mevcuttur. Bunun yanı sıra, takip eden teriflerin ideal tiplerden oluştuğu unutulmamalıdır.

Yani, her hangi bir ferdi avcıda bulunabilecek avlanma sebeplerinden bazılarını belirtmekle beraber hepsini belirtmeyebilirler.

1. Fonksiyon/Et Avcıları

Et elde etmek için avlanma, son 5 yılda avlananların %43.8'inin avlanma için öne sürdüğü birinci ve en sık gösterilen sebep. Avlanmalarının sıklığı ile ilgili olarak et-avcılarının %28.6'sı geçen 5 yıl içinde sıkça, %42.9'u bazen, %23.8'i ise nadiren avlandıklarını belirttiler. Bir karşılaştırma yapılırsa, doğa-avcılarının çok daha küçük bir grup olmalarına rağmen son beş yıl içinde sıkça avlanmış olmaları çok daha olasıdır.

Kavurmanın veya ızgara etin bu denli çok sevilmesinin altında, hala bastırılamamış, belki de hiçbir zaman (!) bastırılamayacak paleolitik dürtülerin bir payı olabilir mi? (M.E.Bora)

Diğer avcı tipleriyle bir mukayeseye göre ise kırsal, açık alanlarda yetişmiş veya yaşıyor olmaları çok daha olasıdır. Bu kırsal kesim kökenleriyle ilgili olarak, fonksiyon/et avcılarının çok büyük bir orantı ile, kesim için veya diğer amaçlarla hayvan yetiştirme işi ile tecrübeleri olduğunu ve babalarının da çiftliklerle ilgili meslekleri olduğunu belirttiler. Üstelik fonksiyon/et avcıları çok büyük bir oranı 65 yaş üzerindeydi.

Son olarak, fonksiyon/et avcıları diğer gruplara nispetle -önemli ölçüde- yıllık 6,000 $ altında gelire, yani düşük gelir gurubuna dahildirler.

Et-avcılarının fonksiyonel tavırla yüksek oranda bağdaşması, bu avcı grubunun diğer avcı grupları veya tavır şekillerine nazaran sayılarının yüksek olmamasından dolayıdır.

Fonksiyon/et avcılarının genelde hayvanları fonksiyonları ve pratik faydaları ile bu hayvanların insanların kullanımı perspektivinden algıladıkları belirgindi. Bu durum, ehli hayvanlara saldırıp onlarla beslenen yırtıcı hayvanların kontrolu ile ilgili sorulara verdikleri cevaplarla da vurgulanmıştı.


Böylece, fonksiyon/et avcılarının esas motivasyonunun, av hayvanlarının hasatı, veya yabanhayvanının postuna zarar vermemek için kapan ile avlanma ve yırtıcı hayvanların kontrolu faaliyetlerinin kendileri için sağladığı fırsatlar olduğunu söylemek haksızlık olmaz.

Bıldırcın avcılığı için kurulan ses düzeni.

Keklik avcılığı için kurulan kafesler. Bu kafeslere konulan hayvanın ötmesi sonunda, kafeslere yaklaşan diğer kekliklerin yakın mesafeden avlanmasına "Çığırtgan Avı" deniliyor. Bu, yasak avlanma metodlarından sadece biridir.

Risk ve yasak!..

Satışı, kanunlarla yasaklanmış kınalı kekliklere, bu ülkenin neresine giderseniz gidin, kolaylıkla rastlayabilirsiniz. Küçük yerleşim yerlerinde ahşap kafeslerde, pazarlarda satılır. Kimisi de, görüldüğü üzere evcil hayvan satan dükkanlarda. Bu mekanlardan bulaşacak hastalıklar, müsadere neticesi doğaya bırakılan keklikler vasıtası ile yaygınlaşma riski taşır. Bu fotoğraf, 03 Ocak 2006 da Ankara / Ulus'da çekilmiştir.

Bu avlanma şekli hemen hemen tamamen hayvanların fonksiyonları ve elle tutulur bir maddi kazanç sağlama potansiyeline dayanmaktadır. Avlanan hayvan en başta gıda kaynağı olarak görülmektedir.

Bu insanlar, yaşayan hayvanların faydaları veya onların yaşama hakları gibi yüksek değer sayılan şeylerle değil sonuçta ele geçireceği ölü (!) hayvanlarla ilgilenmekteydiler.

Keklik avcılığı için kurulacak düzeneğin belde taşınma biçimi.

Küçük kazıklar, uygun aralıklarla yere dikiliyor ve araları buğday ile yemleniyor.
Kekliğin boynu, ilmeğin içine girince, ilmek daralarak hayvanı yakalamış oluyor

Ortega y Gassett'in meşhur sözünü;

“öldürmek için avlanmak” değil “avlanmak için öldürmek”

ters çevirirsek, fonksiyon/et avcılarının beklentileri, tamamen "ele geçirdiği avın" sağladığı kazançtır.

 

Tuzak avcısı, ötücü kuşları avlamaktan ve Ankara'nın orta yerinde satmaktan hiç bir beis duymaz.
Bu fotoğraf, Posta Caddesi'nde 02.01.2006 da çekilmiştir.

Fonksiyon/et avcılarının hayvanlara yönelik önemli bir düşünceleri, yabanhayvanlarının doğal ortamlarında gözlenmesinden aldıkları bir tatmin hissi pek bulunmamaktadır.

Bourjailly'nin önerdiği gibi bu tip avlanma; “yabanhayvanı için ve onun doğadaki yeri için bir küçümseme değilse de, bir hissiyat yoksunluğu içerir, ve doğaya yönelik değil insana yönelik bir tavırdır.”

Bourjailly'nin sözlerinin anahtarı onun "insan odaklı" yaptığı dokundurmadır çünkü fonksiyon/et avcıları hayvanlara genelde insanlara olan faydaları yönünden bakmaktadırlar. Bu perspektif hayvanlar için bir sevgi veya ilgi belirtmemekte, hatta tipik olarak, hayvanların kullanılabilirliğinin pratik yönlerinin, her hangi bir duygusal yaklaşım veya düşünceyi ikinci plana ittiğidir.


Fonksiyon/et avcılarının bu bakış açısının hiç de sürpriz olmayan bir diğer tarafı avlanmanın bir hasat faaliyeti olarak görülmesi ve yaban hayatının da diğer yenilenebilen doğa kaynakları gibi hasatı yapılabilen bir ürün olarak algılanmasıdır. Katılımcılardan birinin dediğine göre;


“Eğer hayvanı yiyemesek ben de onu öldürmem…

Ben geyiğin hasat edilmesi gerektiğine inanırım…

Onun hasat edilebilecek bir ürün olduğuna inanırım...

Ve o maksat için kullanılabilecekse her sene bahçeye gidip elmaları toplamaktan çok daha farklı değildir…

Hayvanları maksatlarına göre üretirsiniz, aynen ürünlerin üretilmesi gibi.” demiştir.

Fonksiyon/et avcıları ABD'deki kırsal öncülük geleneğiyle bağdaşmaktadır ve bu gerçek en çok rastlanan avcı tipi olmalarını açıklayabilir. Bu avlanma geleneğinin doğayı ve yabanhayvanlarını hayatta kalma (survival) için bir savaşın parçası olarak görmesini kabul edebilmek önemlidir.

Hayvanlar için oluşan iyi niyetli düşüncelerin yoğunlaştığı kentlerde, daha çok doğal hayatın genelde insan kontrolüne girmesi ve artık bir tehdit oluşturmamasından sonra ortaya çıkmıştır. Bu şekil bir öncülük kavramı bir çok yönlerden hala mevcuttur ve günümüzdeki fonksiyon/et avcılığı geleneğinin altında yatan unsurdur.

Üstelik bu bakış açısının çoğu fonksiyon/et avcılarının üreticilik, kendine yeterlilik ve kişisellik için mevcut olan özel saygısıyla da ilgilidir.

 

2. Doğasal/Doğa Avcıları (Basitçe “Doğa-Avcıları” olarak alınacak)

Doğayla yakın temas ve doğaya açık olma avlanmak için en az ileriye sürülen “birinci” sebeptir. Doğa/avcıları son beş senede avlananların %17.7'sini tüm avlananların ise sadece %15.6'sını oluşturmuştur. Öte yandan, daha önce bahsedildiği gibi, sık avlananlar için doğa/avcılığı en çok ileri sürülen sebep olmuş, bu da belki bu tip avcıların doğayla ilgili faaliyetlere neden daha çok katıldıklarının bir göstergesidir.


Demografik yönden, doğa-avcıları önemli ölçüde daha çok 30 yaş altındaki, ve de en az 65 yaş üstündeki, avcılardan oluşmaktadır. Bu özellikler, bilhassa fonksiyon/et avcıları ile karşılaştırıldığında, avlanma motivasyonlarındaki olası eğilimleri belirtmektedir.

Doğa-avcıları aynı zamanda daha çok katılımcının üniversite/yüksekokul mezunluğu oranının işaret ettiği gibi daha yüksek bir sosyo-ekonomik statüden gelmekte, babaları profesyonel meslekler (doktor, avukat, mühendis gibi. A.Kozanoğlu) veya iş idareciliği ile ilgili sahalarda istihdam edilmektedir.

İspanya'da geyik avı

U.S.A'da hindi avı

U.S.A'da ördek avı

İlgi çekicidir ki, doğa-avcıları diğer avcı gruplarına göre çok daha yüksek oranlarda "kadın avcı" içermektedir.

 

Bu belgenin farklı bir şekli 4 Kasım 1976 tarihinde Washington, D.C. de bulunan
ABD Balık ve Yabanhayatı Hizmetleri Dairesi'ne sunulmuştur.

KAYNAKÇA

1. FLADER, Susan; Thinking Like A Mountain (Bir Dağ Gibi Düşünmek). University of Missouri Press, 1974. sayfa. xix-xx.
2. KELLERT, Stephen R.; From Kinship to Mastery; A study of American Attitude Towards Animals
   (Akrabalıktan Efendiliğe; Hayvanlara Karşı Amerikan Tavrının Bir Etüdü). ABD İçişleri Başkanlığı Balık ve Yabanhayatı
    Hizmetleri'ne  bir rapor, 1976. 453 sayfa.
3. HOPE, Jack E.; Hunters; Useful Pruners of Nature or Just Killers (Avcılar; Doğanın Faydalı Budayıcıları mı, Yoksa Sadece  Katiller mi?)
     Sports  Illustrated, Sy. 80 (İstek üzerine S. Kellert'ten kopyası alınabilir.)
4. AMORY, Cleveland; Man Kind?. Harper & Row, 1974. sayfa 123.
5. SHAW, William Wesley; Sociological and Psychological Deteminants of Attitudes Towards Hunting (Avcılığı Yönelik  Sosyolojik ve
      Psikolojik Tavırları Tayin Edenler). Doktora Tezi, University of Michigan, 1974. Sayfa 42.
6. ORTEGA Y CASSETT, Jose; Meditations on Hunting (Avcılık Üzerine Meditasyonlar). Charles Scribner & Sons, 1972.     Sayfa 119.
7. HENDEE, John C. & Dale R. POTTER; Hunters and Hunting; Management Implications of Research Data (Avcılar ve Avcılık;
    Araştırma Verilerinin  İdari Neticeleri). Dinlence Araştırma Uygulamaları Atölyesi (Workshop), ABD Tarım Bakanlığı
    Orman Hizmetleri, Ashville, North  Carolina, 15-18     Eylül 1975, sayfa. 14.
8. ORTEGA Y CASSETT; sayfa 111.
9. MADSON, John & Ed KOZICKY; The Hunting Ethic (Avlanma Ahlakı-Ethic). Rod & Gun, 66, 3, 1964, sayfa 12.
10. SHEPHARD, John; A Theory Of The Value Of Hunting (Avlanmanın Değeri Üzerinde Bir Teori). 24üncü Kuzey Amerika Yabanhayatı
      Konferansı,  1959, sayfa 509-511.
11. BOURJAILY, Vance; The Unnatural Enemy (Gayritabi Düşman). The Dial Press, 1963, sayfa 15.
12. CLARK, C.H.D.; Autumn Thoughts of a Hunter (Bir Avcının Sonbahar Düşünceleri). Journal of Wildlife Management
      (Yabanhayatı İdaresi Jurnali) Cilt 22, Sayı 4, Ekim 1958, sayfa 420-426.
13. ORTEGA Y CASSETT; sayfa 111.
14. BOURJAILY; sayfa 9.
15. COPP, John C.; Why Hunters Like To Hunt (Avcılar Avlanmayı Neden Sever). Psychology Today, Cilt 9, No. 7 Aralık 1975, sayfa 62.
16. BOURJAILY; sayfa 28.
17. ANTHONY, Harold E.; But It's Instinctive (Fakat O İnsiyaki). “Saturday Evening Debate with Joseph Wood Krutch
       (Joseph Wood Krutch ile  Cumartesi Akşamı Münazarası) The Saturday Review, 17 Ağustos 1957, sayfa 40.
18. CARAS, Roger; Death as a Way of Life (Bir Hayat Tarzı Olarak Ölüm). Little, Brown, Inc., 1970 sayfa 122.
19. BOURJAILY; sayfa 9.
20. KRUTCH, Joseph Wood; The Sportsman or the Predator 1. A Damnable Pleasure (Sporcu mu Yırtıcıhayvan mı?-“predator”
       1- Lanetlebilecek Bir  Zevk). The Saturday Review, 17 Ağustos 1957, sayfa 9.
21. AMORY; sayfa 107.
22. JOY, Charles R.; The Animal World of Albert Schweitzer (Albert Schweitzer'in Hayvan Dünyası). Beacon Press, 1950.
23. BREER, Paul E.; Can Hunting Be Justified? (Avcılık Haklı Çıkartılabilir mi?). Cornell University, Ithaca, New York, 1965, sayfa 13-14.
       (İstek üzerine  S. Kellert'ten kopyası alınabilir.)
24. IBID; sayfa 14-15.
25. IBID; sayfa 16.
26. MENNINGER, Karl; Totemic Aspects of Contemporary Attitudes Towards Animals (Hayvanlara Karşı Güncel Tavırların Totemik Yönleri).
       G.B. Wilbur & W. Muensterberger – Psychoanalysis and Culture, International Universities Press, 1951, sayfa 45.
27. HOPE; sayfa 82.
28. AMORY; sayfa 15.
29. HENDEE & POTTER; sayfa 6 ve 8.
30. ABD İçişleri Başkanlığı Dahili Milli Balıkçılık ve Avcılık Araştırması, Balık ve Yabanhayatı Hizmetleri, Hizmet Araştırma Yayını No. 95.
31. SHAW, Dale L.; The hunting Controversy: Attitudes and Arguments (Avcılık Muhalefeti-contraversy: Tutumlar ve İddialar)
      Doktora Tezi, Colorado State University, 1973.
32. HENDEE & POTTER; sayfa 3.
33. APPLEGATE, James E.; Some Factors Associated With Attitudes Toward Deer Hunting In New Jersey Residents
      (New Jersey Mukimlerinin Geyik  Avına Karşı Tutumlarıyla İlgili Bazı Faktörler). Journal Series yazılarından, New Jersey
      Zirai Deneme İstasyonu, Rutgers University, Ormancılık  Bölümü, Bahçıvanlık ve Ormancılık Fakültesi, 1973.
34. SHAW, W.W.; sayfa 44.
35. FLADER; sayfa 231.
36. AMORY; sayfa 188.
37. SHAW, W.W.; sayfa 41.
38. GILBERT, Bill; Hunting is a Dirty Business (Avcılık Kirli Bir İştir). Hayvan Dostları, Inc., “Dressed to Kill * ” Dergisi, 11 West
       60th Street, New York, New York, Sonbahar 1972, sayfa 24.
39. IBID; sayfa 25.
40. SHAW, W.W.; sayfa 3.
41. HENDEE & POTTER; sayfa 18.

* “Dressed To Kill” hem “İki dirhem bir çekirdek”, çok şık giyinme, hem “Öldürmek için giyinmiş” (yani avlanmak için) manasına, hem de “Dressed” bir hayvanın öldürüldükten sonra içinin temizlenmesi manasına gelir. Bilerek yapılmış çok yönlü bir kelime oyunu. Böylece bilimsel ve aydın kişiler tarafından yayınlanan bir yayın içerisinde, yüksek puan alacak prestijli bir başlık yaratılmış. (A.Kozanoğlu)

 

 

 

Devam Edecek...

Bu yazı 29302 kez okundu...