Yalnız Çam


Onu ilk gördüğümde bu yalnızlığa pek de mana verdiğim söylenemez… Hatta bu tercihini bir ölçekde yadırgadığım da söylenebilir.

Yakın çevresindeki onca arkadaşı bir aradayken!..

Bel ki de sıra dışı bu davranış bir ölçüde gizemli kılıyordu onu.

İçimden bir ses “hadi, hadi git yanına” “Belki sana anlatacağı bir şeyler vardır” diyordu. Yürümeye başladım ona doğru…

Ben, yüzünü görmek için başımı yukarılara doğru kaldırırken, onun bana ürkek, ürkek baktığını fark ettim…

Bu korku niye acaba?

Ben ne yapabilirim ki ona?

Olsa olsa bir öpücük kondururum yanağına…

Bu duygularla yaklaştım yanına.

“Merhaba” dedim ona “Ben… Ben insanoğlu… Yani herhangi sıradan bir insan”

Uzattım elimi ona doğru …

Ne yazık ki, yoktu ne elimi tutacak bir eli ne de kolu,

Yüzü, yaşanmış acı anıların izleri ile dolu…

Kaldırdım başımı gökyüzüne,

Göz göze geldik, sitem ile baktı yüzüme

İlk sözü “Sen de canımı acıtacak mısın? oldu.

Şaşırmıştım!..

Niçin?

Neden?

Neden canını acıtayım ki?

Ben sana aşığım…

Sen varsan, ben varım…

Böylesine seven biri, hiç sevdiğinin canını acıtabilir mi? dedim.

Bu içten tavrım onu rahatlatmış olacak ki ;

“Gel otur yanıma,

Gölge olurum sana” dedi

Ve başladı anlatmaya …

Yıllar önce bu tepeyi kendine mekan seçmiş. Eğer, eli kolu kesilmeseymiş burada bir aile kuracakmış … Çoğalacaklarmış… Kısa sürede bir “ormancık oluruz diye düşündüm” dedi. Ama ne çare ki, bir gelen kolumu, bir giden kanadımı kırdı. “Olmadı işte” derken gözlerinin uzaktaki arkadaşlarına doğru kaydığını gördüm. Bu bakışta “Keşke, keşke ben de sizlerle beraber olabilseydim” der gibiydi. Anlatmaya devam etti. Sadece kolumu kanadımı kırmadılar… Yüreğimi parçaladılar… Bak şu halime dedi…

 

Başımı utanarak yere indirdim…

Böylesine bir utanç içine düşeceğim aklıma bile gelmezdi..

Dilim tutuldu…

Bunu yapan canlılara, insan demek ne derece doğru?

Ne diyeceğimi bilemeden başımı yere indirdim.Göz yaşlarımı tutamadığımı hatırlıyorum.

Yüzümü af dilercesine kaldırdığımda gök yüzüne,

Ortak olmak istercesine derdimin özüne.

Onun da benimle ağladığını gördüm…

Görünce iki damla göz yaşını bin kere daha öldüm. 

Son sözü;“Ben sizleri hiç yalnız bırakmadım ki” oldu.

O, şimdi bu küçük tepeden Sorgun Göleti'ne bakarken, bizlerden bir yardım eli beklediğini, en azından ben biliyorum.Bir kişinin bilmesi yeter mi? Sizce yapılacak bir şeyler yok mu?

Hadi öyle ise …

En önde ben varım…

Ne lazım?

En önde ben varım…

Tutun yalnız çamın elini…Tutun ki, örnek olsun…

Tutun ki, bir gün siz de yaralandığınızda ,

Siz de yalnız kaldığınızı hissettiğinizde,

Bir umudunuz olsun,

Sizin de elinizden bir tutan olsun.

Bu yazı 3571 kez okundu...