NEYİMİZ VAR?


 

İki buçuk yaprak bulup seçmeye,

Dostlar gelip toplanınca içmeye,

Bir konudan diğerine geçmeye,

Sohbeti demleyecek çayımız var.

Gönül kapısı geniştir girmeye,

Uçtan uca atlas halı sermeye,

Ailece mutluluğa ermeye,

Bir oda bir salon sarayımız var.

Geliri gidere denk getirecek,

Ücreti ay sonuna yetirecek,

Her işimizi üstten bitirecek,

Devlet dairesinde dayımız var.

Sınıkçımız var kırığa çıkığa,

Üfürükçümüz var bele fıtığa,

Dayanıklı halkımız var kıtlığa,

Sırt çiğnetmeye bile ayımız var.

Yalnız cücüğünü yerken soğanın,

İçine edip çevrenin doğanın,

Temizliğinde suyun ve havanın,

Emek ve çabamız yok, payımız var.

En küçük nizada esip gürleyen,

Kapıyı çarpıp dışarı fırlayan,

Fitil misali aniden parlayan,

Tersimiz kötü, aksi huyumuz var.

Duman değil efkar tüter bacamız,

Kaptanlıkta Piri Reis hocamız,

Denizi görmeden ölen nicemiz,

Üç yanımız çevrili suyumuz var.

Usul ve kurala uymadığımız,

Onca örnek varken aymadığımız,

Tedbire hiç gerek duymadığımız,

Kendimiz de düşecek kuyumuz var.

 

Şükür kaynamakta çorbamız,

Laf ile dolsa da omuz torbamız,

Her on yılda bir olurken darbemiz,

Demokraside bir düzeyimiz var.

 

Demokrasi dedik, ondan dönmeyiz,

Cumhuriyet kervanından inmeyiz,

Darbeden ve muhtıradan sinmeyiz,

Beş yıldan beş yıla bir oyumuz var.

 

Yaz gelince sofra kurarız çime,

Modaya uyup biçimden biçime,

Didişsek de her seçimden seçime,

Doksan milyon kardeşlik sayımız var.

 

Yedi iklim üç kıta at koşturan,

Her belayı azimle savuşturan,

Vatan için gönülleri coşturan,

Tarih boyu kahraman soyumuz var.

 

At üstünde yaşayıp ömür süren,

Bu topraklar için canını veren,

Avrupa’nın ta göbeğine giren,

Osmanlı’yı kuran boy Kayı’mız var.

Paris, Londra, Moskova gezer iken,

Amerika’ya bile uzar iken,

Aya yol haritası çizer iken,

Gitmesek de orda bir köyümüz var.

Temel ve Dursun’umuz var Tonya’da,

Mevlana’mız ışık saçar Konya’da,

Nezakette örnek olan dünyada,

İstanbul efendisi beyimiz var.

Yurdumuzu severiz özümüzden,

Asla dönmeyiz erkek sözümüzden,

Hiçbir gizli kaçamaz gözümüzden,

Hüsnü kablelvuku bir duyumuz var.

Ut, bağlama, cura bizim sazımız,

Düğünlerde davul zurna hazımız,

Pek bulunmasa da afro cazımız,

Name name inleyen neyimiz var.

Öter kekliğimiz sarp kayalarda,

Turacımız uçar Çukurova’da,

Ay çekirdeği çitler Tekirdağ’da,

Bozca kanatlı üveyiğimiz var.

Deve güreşimiz var Antalya’da,

Karakucak Edirne’de çayırda,

Kılıç kalkan oyunumuz var Bursa’da,

Ata mirası ok ve yayımız var.

 

Evde pitbul besler mirasyedimiz,

Balkonlarda hapis kalır kedimiz,

Beygirlerle bir söylenir adımız,

Veliefendi'de koşan tayımız var.

Nevruz'da toplanıp ateş başında,

Hıdrellez kutlanır Mayıs beşinde,

Başarı sağlayıp çoğu işinde,

Eğlenecek düğün dernek toyumuz var.

Aktif olup yeraltımızı geren,

Komşu tabakanın altına giren,

Nice yuvamızı yerlere seren,

Kuzey Anadolu’da fayımız var.

 

Kavuşmaya açılan kollarımız,

Kökü aynı toprakta dallarımız,

Uzağı yakın eden yollarımız,

Demir ağlar döşeli rayımız var.

 

Bülbülümüz kur yapar gülümüze,

Şükrederiz her zaman halimize,

Sözcükler dolanırsa dilimize,

İmdat zamiri denen "şey"imiz var.

Fukarayı ezmeyen hor görmeyen,

Harama ve hileye el sürmeyen,

Hiç kimseyi incitmeyen germeyen,

Kardeşliğe adanan iyimiz var.

Doğruluk yolundan asla sapmayız,

Yaradan dışındakilere tapmayız,

Siyah beyaz ırk ayrımı yapmayız,

Özden ayırmayız, üveyimiz var.

Çanakkale’de ölüm emri veren,

Sakarya’da düşmanı yere seren,

Demokratik cumhuriyeti kuran,

Atatürk gibi bir büyüğümüz var.

 

Vatana kan verdi dedelerimiz,

Ortaktır sevincimiz kederimiz,

Her şeyimiz, canımız ciğerimiz,

En büyük paydamız Türkiyemiz var.

Ali senin sözün uzadı bitmez,

Satırların asla düşmanlık gütmez,

Saymak istesek kağıt kalem yetmez,

Unuttuğumuz nice şeyimiz var.

 

                                                                                                Ali Şahin, 21/05/2019, Çekirge-Bursa, 17:20

Bu yazı 295 kez okundu...