
Mükerrer
atışlı silahların yapılması ilk başlarda ateşli silahların en kusursuz şekli
diye düşünülmüştü. Fakat nasıl ilk ağızdan dolma top veya tüfeğin yapılması
akabinde kuyruktan doldurulabilen ve/veya birden fazla defa atış yapabilen
silahlar aranmış ve bulunmuş ise, bazı kişiler derhal “bu silah neden kendi
kendini doldurmasın” fikrinin peşinde koşmaya başladılar.
1840
Belki bu fikre Avrupa’da varmış olması normaldir. Bu sıralarda Amerika bir iç
savaş sonrası silah sanayiini rölantiye almıştı.
Ayrıca, ordularının karşısında kendilerine göre daha az “medeni” olan
kızılderililerden başka kimse de pek yoktu. Halbuki
Fransız-Alman, Türk-Rus ve Balkan Savaşları ile çalkalanan Avrupa çok daha
hareketli bir dönem geçiriyordu.
1883
yılında bir 1866 model Winchester’in (Şekil-1)
üzerinde bazı değişiklikler yapan Maxim, yaylı ve oynar bir dipçik tabanına
bağlı bazı aksamla tüfeğin geri tepmesinin mekanizma levyesini çalıştırarak
silahı her atıştan sonra tekrar doldurmasını sağladı (Şekil-2).

Şekil
– 1
Bu sistem
Avrupa’da o kadar ilgi gördü ki, bu şekilde tadil edilmiş .44
Henry çaplı Osmanlı 1866’larına bir çok koleksiyonlarda sık sık rastlanır.

Şekil
- 2
Maxim’in
yarım ve tam otomatik silahlarla ilgili çok çeşitli buluşları, tasarımları
ve patentleri vardır. Gerek Alman gerekse İngiliz şirketleri ile
anlaşmaları ve ortaklıkları sonucunda her iki Dünya Savaşının tarafları
birbirlerine karşı çeşitli Maxim ağır makinalı tüfekleri kullandılar (Bir de
Japon Maxim makinalı tüfeği bulunmaktadır.)
Hikayeye
gore, Amerika’nın en meşhur silah mucitlerinden John M. Browning ise
yatarak atış yaptığı bir avda namlu ilerisindeki otların atış sırasında rüzgar
esmiş gibi eğildiğini fark etmişti. Bundan esinlenerek 1889’da bir 1866
1890
yılında Colt şirketine yazdığı bir mektupla bu sistemle çalışan bir otomatik
tüfek tasarımını teklif etti. Bunu çeşitli diğer geri tepmeli mekanizmalar
takip etti.

Hem yarım
hem tam otomatik silahlarda gerekli olan otomatik doldurma 3 ana faktör
sayesinde gerçekleşir. Her üçü de kapsülün ateşlenmesi ile barutun yanması ve
ortaya çıkan barut gazının basıncı ile oluşan bazı prensiplere dayanır.
Barut
gazının etkisi her yönde aynıdır. Yani mermi dibi, kovan dibi ile namlu ve
kovan cidarlarına kilogram/santimetrekare olarak eşit bir basınç etkisi olur.
Bu basınç mermiyi namlu boyunca ileriye, kovan ve sürgüyü geriye, namlu ve
kovan cidarlarını ise radyal bir şekilde dışarıya doğru iter. Namlunun gücü bu
dışarıya doğru olan itmeye karşı koyar ve bu gücün sadece ileri ve geri
yönlerde hareketini sağlar.
Kovan bu
söylenen basınç hala namlu içerisinde mevcut iken fişek yatağından dışarı
çıkmaya başlar ise istenmeyen bazı durumlar gelişir. (Kovan
yan cidarları basınçla şişerek yatak cidarına yapışır. Kovan “kafası” ise
geriye doğru harekete başlar. Bir miktar esneyip uzayan kovan metali bir
noktadan sonar kopar. Barut gazları yüksek basınç ve ısı kopan kovan kafası ile
namlu arkası arasından hızla dışarı fışkırırlar. Kovan metalinden parçacıklar
da taşıyan bu gazlar silahın şarjörüne, kundak boşluklarına, silahın arkasında
veya yanında bulunan kişilere doğru hızla ilerler. Bazen şarjördeki fişeklerin
patlaması da buna katılır.)
Bu
hareketin basit fiziki formülü;
Moment =
Kütle × Yönlü Hız
[ Momentum = Mass × Velocity ]
olarak verilir ve hem ileri hem de geri giden elemenlar için
eşittir. Yani, aynı sistemin ileri ve geri giden elemanlarının kütle ve
hızlarını (i) ve (g) veya (1) ve (2)
ile gösterirsek;
Kütle(i) ×
Yönlü Hız(i) = Kütle(g) × Yönlü Hız(g)
veya
[ Mass(1) × Velocity(1) =
Mass(2) × Velocity(2) ]
formülü ile açıklayabiliriz. Düz lisanla; merminin ağırlığı
ile hızının çarpımı, kovan ile sürgü ağırlıklarının toplamının kendi hızlarıyla
çarpımına eşittir (bu safhada silahın tamamının hareketsiz olduğunu ve sadece
kovan + sürgü grubunun geri gittiğini varsayacağız). Bu şekilde de, mermi
oldukça hızlı hareket ederken çok daha ağır olan kovan ve sürgü kütleleri
toplamı nispeten çok daha yavaş hareket etmektedir.
Barut gazı basıncı yukarıda bahsedilen 3 prensibin hepsinin ana hareket gücü
olduğundan sadece bir önceki paragrafta tarif edilen etkiyi kullanarak çalışan
mekanizmalara “geri fırlatmalı” (blow-back) diyeceğiz.
“Geri
Fırlatma” prensibinde oluşan barut gazı namlu içinde mermiyi ileri doğru
iterken, kovanı ve arkasındaki sürgüyü de geriye doğru iter. Mermi hızlı,
kovan + sürgü yavaş hareket ettiği için, kovan tehlikeli bir miktarda geri
gidemeden mermi namluyu terk eder ve gaz basıncı düştüğü için kovan geri
hareketinin devamı sırasında şişme, yarılma veya kopma gibi bir tehlike
yaratmaz.
Bu
basitlik iyi ve hoştur fakat hem güçlü fişekler, hem de rahat taşınabilecek
ağırlıkta silahlar istendiğinde çözüm ateşleme sırasında ve mermi namluyu terk
edene kadar birbirine kilitlenmiş namlu ve sürgüdür.
Bunların
açılması, ileri-geri hareketleri ile boş kovanı dışarı atıp yeni fişek
sürmeleri ve tekrar kilitlenmeleri ise ya doğrudan ateşlenen barutun
basıncını kullanarak, ya da bu basınç sayesinde harekete geçen ve hızlanan
mermi çekirdeğinin ileri hareketine tepki olarak silahın bir kısım aksamının
geri tepmesi ile gerçekleştirilir.
BASİT
GERİ FIRLATMA

|
Sürgü |

|
Yay |
![]()
![]()
|
Gövde & Namlu
Grubu |
|
Tetik |
![]()
![]()
|
Fişek |
|
Sabit İğne |

Sürgü, arkasındaki bir yayı
sıkıştırarak tetik tarafından açık tutulur.
Tetik çekildiğinde, sürgü
yayın etkisi ile ileri doğru hareket eder.
Yolu üzerinde duran (şarjör
ağzında) bir fişeği iterek namlu dibindeki fişek yatağına sokar.
Fişek yatağa tam olarak
oturup daha fazla hareket edemeyince,
Sürgü önünde bulunan sabit
iğne kapsülü ateşler.
Fişek patlayınca, basınç
mermiyi namludan ileriye, kovanı da, sürgüyü geri iterek, yataktan
geriye fırlatır.
Sürgünün ataletini yenmek
için gerekli zaman içinde mermi namluyu terketmiş olduğundan, sürgü ve kovan
geriye harekete başladığında namlu içinde tehlikeli bir basınç kalmamıştır.
Yüksek
güçlü fişeklerle kullanılması çok büyük sürgüler gerektirdiği için genelde
alçak güçlü veya tabanca tipi fişeklerle kullanılır. Ayrıca, açık sürgünün
sebep olduğu uzun ateşleme zamanı ve fişek/sürgünün patlama öncesi durmasının
yarattığı sarsıntı yüzünden hassas bir atış beklenemez. Güçlü fişeklere göre
yapılanları bazı tam otomatik makinalı tüfeklerde (örneğin;
GERİ
FIRLATMA
Mermi |
![]()
|
Kovan |

![]()
|
Namlu + Gövde Grubu |
![]()
|
Fişek |
|
Horoz |
![]()
|
Sürgü |
![]()

Bu sistemde sürgü içinde hareketli bir iğne ve bu iğneyi kapsüle hızla
çarptırabilmek için bir horoz (veya bazı silahlarda olduğu gibi bir iğne yayı)
vardır. Bu sayede sürgü kapalıyken başlayan ateşleme “basit geri fırlatmalı”
sistemde olduğu gibi bir sarsıntıya sebep olmaz ve aşırı uzun bir
ateşleme/çakmak süresine maruz kalmaz. Patlama sırasında barut gazı basıncına
sürgü ağırlığı ve kuvvetlice bir ana yayın gücü ile karşı koyar.
Hemen
hemen tüm
Bu
sistemle çalışan ve
Bu
silahların genellikle parça sayısı az, imalatları kolay ve ucuz, bakımları
basittir.
GECİKTİRİLMİŞ
GERİ FIRLATMA ( 1 )
Geciktirme
Makarası
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Kovan |
||
|
|
|
|
|
||
|
|
|
|
|
|
![]()
![]()
![]()
|
Kam |
|
Horoz |
![]()
|
İğne |
![]()
![]()
|
Mermi |
![]()
|
Gövde + Namlu Grubu |


![]()

Fişek
patladığında barut gazları mermiyi namlu boyunca ileriye kovan ve arkasında
duran sürgüyü de geriye doğru itmeye başlar.
Normal
“Geri Fırlatmalı” sistemlere göre daha yüksek basınçlı fişekler için kullanılan
bu sistemde de mermiye göre çok daha ağır olan kovan + sürgü grubu mermiden çok
daha yavaş bir hızla hareket eder.
Buna
rağmen kovanın fişek yatağından erken çıkmaya başlayıp şişmemesi ve yarılmaması
(hatta kovan dibinin kopmaması)* için sürgüye verilen ivme bir makara ile bir
kam aracılığı ile geciktirilir.
Bu sayede
kovan ancak mermi namlu ucunu terk ettikten sonra fişek yatağından çıkmaya
başlar.
Bazı
silahlarda (örneğin MP-5 makinalı tabanca ve G-3
piyade tüfeği) basınçla kovan duvarlarının fişek yatağı cidarına yapışıp kovan dibinin
de geriye giderek kopmaması için fişek yatağı boyunca ince gaz kanalları
açılır*. Bu araya sızan gazın basıncı kovan cidarının yatağa yapışmasını
önler.
Gecikme
makaralı geri fırlatma mekanizması ilk olarak 1945 senesi imalatı 7.92 Kurz
(7.92x32) çapında StG45(M) tipi yarım/tam otomatik Alman piyade tüfeklerinde,
daha sonra ise İspanyol CETME ve çeşitli çaplarda Alman H&K tüfeklerinde
kullanılmıştır.
* Patlama sırasında gaz basıncı ile kovan
cidarı şişerek fişek yatağına yapışır ve gaz kaçağını önler. Ancak, yüksek
basınç devam ederken sürgü açılır ve kovan dibi geriye doğru hareket ederse,
bir noktada kovan kafası kopar. Yüksek basınçlı sıcak gazlar hızla, kovan
parçacıkları ile beraber, mekanizma, şarjör ve kundak boşlukları içine
boşalır. Bu yerlerde bulunan veya buralardan kopartılan parçalarla
mekanizmanın etrafına ve yanlara bir gaz fışkırması olur. Bazen bu etkiyle
şarjördeki fişeklerde ateş alır.
GECİKTİRİLMİŞ
GERİ FIRLATMA ( 2 )
Gaz Silindiri |

|
Gaz Pistonu + Sürgü Grubu |
![]()
![]()
|
Gaz Deliği |
![]()
![]()
![]()

Gaz basıncını
sürgünün geri hareketini geciktirmek için kullanan bu sistemin ilk kullanımı
yine
Günümüzde
ise Heckler & Köch tasarımı PSP tipi tabancada geri fırlatma geciktirmesi
bir gaz silindiri ve pistonu ile sağlanmıştır,
Mermi
kovanı terk ederken kovana ve dolayısıyla sürgüye ivme veren gaz basıncı, mermi
namluda ilermeye başladıktan sonra bir delikten gaz silindirine geçer ve
sürgüye bağlı bir pistonu etkileyerek geri fırlatmayı geciktirir.
Mermi
namludan çıkıp gaz basıncı düşünce sürgünün geri hareketi almış olduğu geri
ivme ile devam eder.
GERİ
TEPME İLE OTOMATİK DOLDURMA
Gaz
basıncını otomatik doldurma için kullanılan piston, silindir, vs. silahın
ebadını ve ağırlığını artırdığı için, bilhassa tabancalarda, geri tepme gücüyle
bu işlemi yapan mekanizmalar tercih edilmiştir. Bunlar oldukça çeşitli
olmalarına rağmen iki ana sınıfa ayrılırlar:
1- Namlu ve sürgünün beraber olarak en az fişek boyu
kadar hareket ettiği uzun tepmeli mekanizmalar,
2- Namluve sürgünün kısa bir beraber hareketinden sonra
kilidin açıldığı ve sürgünün geri harekete devam ettiği kısa tepmeli
mekanizmalar.
Kullanılan fişek güçlü
(örneğin bir 30-06 veya 12 numara av fişeği) ve sürgü
ağırlığını bu fişeğin momentini dengeleyecek kadar ağır yapmamız da (örneğin;
A-2 makinalı tüfek) imkansız ise, ateşleme anında ve mermi namluyu terk
edene kadar sürgü ile namluyu birbirine kitleyen sistemlerden birisini
kullanmamız gerekir.
Bu sistemlerde sürgüyü namluya kilitleyen düzen ya namlu ve sürgünün tepme ile
gövde içinde hareket etmesinden ya da barut gazının bir pistonu geri itmesinden
yararlanılarak açılır.
UZUN
TEPMELİ
Gövde
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Mandal |
![]()
![]()
|
Kilit Kamı |
![]()
|
Kilit |
![]()
|
Horoz |
![]()
|
Namlu |