
veya
( Kalibre Curcunası)
“Ben avcının
kara cahilini, okumayanını, yazmayanını ve büyüklerinin her söylediğine
sorgusuz sualsiz inananını severim.”
Bir avcının her gördüğünü, duyduğunu veya okuduğunu
incelediğini tahayyül edebiliyor musunuz? Ne kadar korkunç. Ne
kadar dehşet verici!!!
Bir kutu
Amerikan av fişeği alıyorsunuz, üzerinde ne idiğü
belirsiz harfler, rakamlar:
12 SP - 3¾ - 1¼ - 4, 2¾ in.. . . . . . . . veya RP A 12L-2¾-1⅛-9,
2¾ in!
Elinize bir Amerikan malı bir de Alman malı yivli tüfek fişeği geçiyor. İki
fişek birbirine çok benziyor ama birinin kovan başında 308 WIN öbüründe ise
7.62x51 yazılı!!! Benzer başka bir fişek kafasında ise
7.62 Å işareti var.
Ya birbirine çok benzeyen iki fişekten birinde 8x57J öbüründe 8x57JS
yazıyorsa???
Geçenlerde kazara karıştırdığınız eski bir dergi içinde resmini gördüğünüz uzun
dürbünlü ve garip görünüşlü tüfeğin çapı: 45-110-405-2½!!!
Buyur burdan yak!..
İsterse
- N - M - L - ? desin.
Ne gam!
İnsan ya özel bir kursa
gidip matematik bilgini olmaya çalışacak, ya da tüfeği duvara asıp ava veda
edecek.
Her şeye
rağmen bu garip rakamları ve harfleri deşifre etmeye karar verirseniz bu yazı
size bir nebze yardımcı olabilir. Fakat asla unutmayın, karşınızda sizi her
halükârda şaşırtmaya çalışan ve devamlı önünüze yeni tuzaklar kuran silâh/fişek
tasarımcıları, imalâtçıları ve balistik uzmanları daima iş başında. Ayağınızı
denk atın.
Onlar
uyumuyorlar!
Mühim
Not: Bu yazı içinde
kullanılan ölçüler, karşılıkları ve matematik işlem sonuçları en yakın 1-2 ondalık haneye yuvarlanmıştır. Lütfen kalkıp da; “25.4 ×.308 =
Haydi
şimdi en baştan tekrar başlayalım. Bir zamanlar, aşağı yukarı 30-40 sene kadar önce, gideceğimiz ördek avına uygun fişek
arıyoruz. Elimizde bulunan iki kutu fişekten birinin üstünde SP 12 - 3¾ -
1¼ - 4, 2¾ in., öbüründe ise RP A 12L-2¾-1⅛-9,
2¾ in yazılı. İmalâtçı ve fişek marka kodu olan ilk harfleri atlarsak ilk
önemli simge 12. Bunun manası “12 Gauge” yani
12 numara.
Evvel
zaman içinde, kalbur saman içinde ve de hassas ölçümler pek yapılmaz iken, bir
libre (veya “pound”) ağırlık (
Eskiden
bu sistem ufak çaplı tüfek ve tabancalar için bile “1 libreye 54 veya 120
misket” şeklinde kullanılırken, daha sonraları bunlar 44/100 veya 36/100
inç olarak belirtilmeye başlanmış. Bu konuyu ileride daha etraflı olarak
göreceğiz.
Kutunun
kapağında bundan sonra yazan 3¾ veya 2¾ “dram equivalent”
yani “dram karşılığı” olarak (1 dram =
Bunu ise
şöyle açıklayabiliyoruz: Önceleri dolma tüfeklerde daha sonraları da kırma
tüfek fişeklerinin doldurulmasında karabarut kullanılırken
(zaten başka türlü bir barut yok iken) “ne kaa saçma,
o kaa barut” prensibi kullanılırmış. Bir namlunun
çapına göre atacağı misketin ağırlığına eşit ağırlıkta saçma ve de bu saçmayı
ölçmekte kullanılan ölçek ile eşit hacimde barut kullanılırmış. Karabarut ile doldurulan fabrikasyon av fişekleri imalinde
de kullanılan saçma miktarı ve ebadı ile o saçmanın kullanılacağı av cinsine
göre bazı barut miktarları geliştirilmiş. 1880’li yıllarda dumansız barut icat
edilince ortaya ciddi bir problem çıkmış. Hassas tartı ve ölçü imkânları
olmayan avcılar fişeklerini nasıl dolduracaklar? Değişik marka ve formüllü
barutları nasıl kullanacaklar? (Her ne kadar karabarut genelde 75, 10, 15 oranında güherçile, kükürt,
odun kömürü ile yapılır diye bilinirse de pek çok değişik türleri ve
oranlıları vardır. Meselâ, 1885 yılında Almanların yaptığı P.P.C/85 barutunda
hiç kükürt yoktur ve %80 güherçile ile %20 kömürden yapılmıştır) Dumansız barut imalâtçıları, karabaruta
eşit hacimlerde, karabaruta eşit basınç sağlayacak
şekilde ayarlanan katkı maddeleri ve formüller ile barutlarının hacim/basınç
düzenlerini ayarlamışlar. Kendilerinin ise böyle bir sorunu olmadığı için,
fişek kutularının üzerine barut miktarını gram, grain,
dram vs. yerine “dram karşılığı” (dram equivalent)
ibaresi ile belirtmişler.
Takriben
35 yıl önce bir tapa boyu tartışması üzerine
Gelelim
bundan sonraki saçma miktarını belirten rakamlara; 1¼ ve 1⅛.
Bu rakamlar “ounce” olarak saçma ağırlığını
gösteriyor.
Sıra geldi 4
ve de 9 rakamlarına. Bunlar saçma ebadını gösteren numaralar. Bunlar da
namlu çapı geyc numaraları gibi ters orantılı. Yani
“numara ne kaa böyyük,
saçma o kaa guççük”. 4
numara saçma takriben
Burada
bizim eskiden alıştığımız ölçülere göre işler biraz karışıyor (mu acaba). Her
iki kutuda da 2¾ in. rakamları son ölçüyü veriyor. Bu
“inch” (inç, pus, veya
parmak) olarak kovan boyu.
Bütün
bunları göz önüne alırsak bu avda, kutusunda 12 - 3¾ -
1¼ - 4, 2¾ in. yazan fişekleri kullanacağız. Şayet
bıldırcın avına veya skeet atışına gidiyor
olsaydık 12L-2¾-1⅛-9, 2¾ in. yazan
kutudaki fişekler daha uygun olacaktı. Buradaki “L” harfi artık eskiden
olduğu kadar önemli değil. Bu “Low Base” ibaresini simgeliyor ve kovan dibinde görülen metal kaplamanın
yüksekliğini (daha doğrusu alçaklığını) belirtiyor. Eski kâğıt kovanlarda bu
bir dayanıklılık veya sağlamlık ifadesi idi. Halen kullandığımız plâstik
fişeklerin çoğunda ise fonksiyonları oldukça sembolik. Bir ara kovan dibinde
hiç metal kılıf olmayan Winchester marka plâstik
fişekler vardı. Artık o pirinç kaplama sadece psikolojik bir destek.
Genellikle
tüfek çapı olan 10, 12 veya 20 GA. ile kovan boyu olan
2¾, 3, 3½ IN. ve/veya 65, 70, 75,

N 12 Numara bir Winchester Super-X önünde 20 numara bir fişek! N
girebileceği ve de ateşleme
anında “Av Tüfekleri ve Özellikleri” yazımızda da bir basit çizimle
gösterildiği gibi çok tehlikeli basınçlara sebep olabileceğinden (Zaten
kolunuzun bir kısmı tam bu hizadadır (solaklar için sağ el, sağ bilek ve sağ kol olarak
okuyunuz). Bu yüzden fişek numarası ve kovan boyu ölçüleri
çok önemli. (12 ve 20 numara fişeklerle ilgili
uyarılar, 10 ve 16 numara fişeklerle 16 ve 28 numara fişekler için de
geçerlidir.)
Artık ülkemizde bol bol ve serbestçe satılan Avrupa ve/veya Amerikan imalâtı av
fişeklerinin kutuları (yeni bir sistem geliştirilmediği için çap yine eski usul
numara/geyc olarak verilse de) bizim biraz daha kolay
anlayabileceğimiz gram ve milimetre gibi aşina ölçüleri de içeriyor. Şimdiki
avcı ve atıcıların kafalarını karıştıracak o kadar çok şey var ki bu yukarda
anlatılan garip ölçüleri deşifre etmeye ihtiyaçları kalmaması büyük bir nimet.
Yine de ellerine eskiden kalan bir kutu fişek geçtiğinde bu yazıyı tekrar bir
gözden geçirirlerse belki faydası olur.
Her ne
kadar yukarıda sadece iki farklı dolu için yazdığımız şeyler biraz karışık
görünse de aslında oldukça basittir. Fakat yivli tüfek fişeklerine, hele hele son 100-140 yıl gibi bir
zaman dilimine yayılan gelişmelere, bakacak olursak çok farklı bir manzara ile
karşılaşırız. Saçma dolularında bazı eski alışkanlıklara dayanarak yapılan
fakat her şeye rağmen oldukça mantıklı olan resmi fişek
ebatları/tarifleri/açıklamaları yivli silâh mermileri için bir birinden çok
farklı olabilen sebeplere ve “mantıklara(?)” dayanmaktadır.
Normal
bir avcı veya atıcı için en akıllıca yaklaşım bu açıklamaları okuyup, eğer
merakı varsa gidermek ve bundan sonra da kendisine gerçekten lâzım olan birkaç
fişek çapı dışındakileri unutmaktır.
Yukarıda
bahsedildiği gibi tüfek ve tabanca kalibreleri bile çoğu yivsiz eski
ağızdan dolma silâhlarda 54 geyc 120 geyc gibi aynı şekilde kullanılırken (mesela, 18. yy.
sonları 19. yy. başlarında İngiliz ordularının piyade tüfeği
1847
yılında Paris silâhçılarından Flobert, dibi hafif
şişirilmiş bir dolma tüfek kapsülüne
1857’de

10 Geyc
ile 500 kalibre arası (
5.5 ila
Yivli bir namlu imal edilirken, namlu malzemesinin önce içi delinir ve raybalanarak temizlenir. Avrupa’da namlu bu safhada bir
denemeye girer. Namlunun bu çapı, namlu kuyruğu yakınında bir yere zımba ile
işaretlenir ve namlunun setler arası çapını oluşturur. Bundan sonra,
imalâtçının veya tasarımcının isteğine göre namlu içine 2 ila 16 (belki daha da
fazla sayıda) yiv açılır. Bu yivlerin derinlikleri ve profilleri
atılacak mermi cins ve tipine veya maksadına göre değişir. Yiv sayısı çift ise
karşılıklı yivler arasında ölçülecek çap set çapından “yiv derinliği x
Şayet fişek adında, yukarıda açıklanan namlu çaplarından birini (?) kullanmak
istemiyorsak, mermi çapını da kullanabiliriz. Bir yivli silâhla hassas atış
yapabilmek istiyorsak, merminin kovan boğazından kurtulup yiv/sete oturduğunda,
yivlerin dibinde gaz kaçağına sebep olabilecek boşluk kalmayacak kadar büyük,
ancak setler tarafından fazla
ölçülerin hiç biri ile %100 aynı olmayabilir. Bu durumda fişeğe
ne ad verilecek? Ne isim takılacak?
Meselâ;
218 Bee, 219 Zipper, 22 Hornet, 220 Swift, 221 Fireball,
222 Remington, 222 Remington
Magnum, 223 Remington, 224 Weatherby Magnum ve 225 Winchester Magnum (ve daha 10’dan
fazla, değişik kovan ebatlı, çevre vuruşlu, ayrıca hiç değilse 15-20 tane daha özel -wildcat-
ve 5-10 tane de Avrupa ve İngiliz) fişeklerinde
250-3000 diye bilinen fişek
Halbuki, 1800’lerin ikinci yarısında da böyle rakam
takılı çok fişek var. Model 1873 Winchester
tüfeklerde ve Colt altı-patlarlarında kullanılan
44-40 fişeğinin mermisi
Tabiidir ki bu durumda 38-40 fişeğinin de çoğu
diğer 38’lik gibi
.56 Spencer den sonra tüm ABD ordusu için beylik tüfek fişeği
olarak kabul edilen 45-70-405 nam fişek ise
Winchester
şirketi Model 1894 tüfek ve karabinalarını piyasaya çıkarttığında yeni bir
fişeği lânse ediyor; 30-30. Mermi
Bu pakette 8 adet (yani 1886 Lebel
için bir dolum) fişek sarılı
1800’lerin sonları ve 1900’ların başlarında ABD bir kaç defa Meksika ile
silâhlı çatışmaya giriyor. Meksika’lıların elinde
1892, 1893 ve 1895 model “Mauser” tüfekleri var.
Bunların gerek silâh sağlamlığı ve güvenilirliği, gerekse mermi gücü ve menzili
bakımından Krag tüfeklerine göre ne kadar üstün
olduğunu gören “US ARMY” uyanıyor. Bir dizi test, tasarım, araştırma ve
geliştirme sonucunda 1903 yılında Mauser firmasına
patent hakkı ödenerek imal hakkı alınıyor. Ve, en önemlileri sürgü mandalı ve
kurma topuzu tadilâtları olan bir dizi değişiklik içeren M-1903
(Springfield) piyade tüfeği ve bu tüfeğin yuvarlak
uçlu mermili 30-03 fişeğini hizmete sokuyor. Meksika’lıların
“Mauser”lerinden daha güçlü olmak için kovan boyunu
da

Bu yeniliği gören ABD askeriyesi de spitzer mermiye dönüyor, lâkin onlar bir çap değişikliği
yapmıyorlar. Tüfekler için tek gereken yiv-set başlangıcının biraz geri
alınması. Namlular dipten biraz kısaltılarak yeniden yatak açılıyor ve de yeni
fişeğin dış balistiğine uygun bir gez kızağı takılıyor. Bu şekilde spitzer mermi kovan boynunu terk ederken uzun bir yivsiz
kısımdan geçmesine gerek kalmıyor ve böyle bir atlamanın sebep olacağı sorunlar
önlenmiş oluyor. 1906 senesinde hizmete giren yeni mermili fişek 30-06 diye isimlendiriliyor.
Model-1903
piyade tüfeği ve fişeği Springfield
askeri fabrikasında tasarlandığı ve yapıldığı için hem tüfek hem fişek bu adla
da anılır. Yani, “Springfield”. Değişik mermi tip ve
ağırlıklarıyla, 30-06 Springfield
dünyada gelmiş geçmiş en çok sayıda yapılmış, satılmış, kullanılmış askeri ve
sportif amaçlı fişek.
30
kalibrelerde de gerçek mermi çapı
Bizim 7.9
veya 7.92 Mauser olarak tanıdığımız fişeğin mermisi
ise yukarıda yazıldığı gibi aslında ya
Neden?
Bilen
varsa beri gelsin!
22, 30 veya 45 diye bilinen bir fişeğin aynı çapta bir başkası, genelde daha
güçlüsü, yapıldığında bir çok kez yenilerine 220, 300
veya 450 diye birer sıfır eklendiğini görüyoruz. Peki, 38 ACP (Automatic Colt Pistol) gibi bir mermi var iken, bundan daha kısa, daha
güçsüz olan
Bütün
bu hengâme devam ederken, İngilizler “.375 Belted Rimless Magnum Nitro-Express”, “.450/.400 Magnum
Nitro Express (3½”)” veya “.500 Nitro
For Black Powder Express (
“.500 Nitro for Black
Powder Express” ise bu fişeğin “.500 Black Powder Express” diye
bilinen karabarut dolusu ile
aynı performansı sağlayacak bir “Nitro”
yani dumansız barut dolusu olduğunu anlatıyor. “Jeffery .475 No.
Eskiden
tüm fişekler “tablalı” iken (Amerika’da “rimmed”,
İngiltere’de “rimmed” veya “flanged” ibareleri , Avrupa’da
ise sadece “R” harfi ile belirtiliyor), kutu şarjörlü mükerrer atışlı ve
yarım/tam otomatik silâhların ortaya çıkmasıyla beraber tablalarda kesin bir
azalma görülüyor. Tablalar birbirine takılarak tüfeğin çalışmasını
yavaşlatabiliyor veya tamamen engelleyebiliyor. Bunun üzerine “tablasız” (rimless)fişekler yapılıyor. Düz kovanlı tablasız
fişekler “kovan kafa boşluğunu (headspace)”
kovanın ağzını fişek yatağına dayayarak ayarlıyor. Boyunlu veya omuzlu
kovanlarda ise bu boşluk, kovan omzunun fişek yatağındaki 
Tablalı
Yarım
Tablalı
Tablasız
Düşük
Tablalı
Kemerli
Tırnaksız*
(Rimmed)
(Semi-Rimmed)
(Rimless)
(Rebated)
(Belted) (Rimless-Grooveless)
karşılığına dayanması ile kısıtlanıyor. Bilhassa bu tip
fişeklerin kafa boşluğunun çok hassas olması hem önemli hem de zor. Bu “yarım tablalı (semi-rimmed)”
denilen (
Avrupalılar ise fişekleri tanımlamada zaman içinde oldukça basit ve kolay
anlaşılır bir sistem kullanmışlar. Takribi (veya şu veya bu sebepten dolayı
seçilmiş) mermi çapı × kovan boyu. Aynı çap mermili ve aynı kovan boylu
fakat birbirinin yerine kullanılamayan fişekler için o fişeğin
tasarımcısının veya ilk kullanıldığı silâhın veya kullanan ülkenin adı
ekleniyor. 8x50R Lebel ve 8x50R Mannlicher veya 11.4x50R Austrian
Werndl M73 ve 11.4x50R Brazilian
Comblain M74. Daha modern ve spor amaçlı fişekler
için ise 7x64 Brenneke ve 7x70 Vom
Hofe veya 7x73 (Belted) Vom Hofe uygun örnekler.
Tabanca
fişekleri için de benzer örnekler verilebilir:
9x17
9 Kısa Browning
9x18
9 Makarov
9x19
9 Parabellum
9x20
9 Uzun Browning
9x22.7
9 Steyr
(Bunların ikisini de 9x23 diye bulabilir-)
9x23.1
9 Bayard
(siniz. Esas fark silâh markalarında)
9x25
9 Mauser
Bir de bütün bunlara “7.62Å” ve “9Å” çaplarını ekleyebilirsiniz. Burada Å işareti NATO’yu simgeliyor. Bu fişekler NATO’nun standart tüfek ve
tabanca fişekleri olan 7.62x51 ile 9x19 fişekleri. Başka bir deyişle 308 Winchester ile 9 Parabellum veya 9 Luger.
Avrupa genelinde ve Türkiye’de (bazen “Makaralı” diye de anılır) Parabellum,
Almanya’da P-08, ABD’de Luger
diye bilinen tabancanın ve bunun 7.65 ve
Hugo Borchardt’ın (1850-1921)
1800’lerin son çeyreğinde ABD’de tasarladığı toplu tabancalar (Winchester-Borchardt), tek atışlı
büyük çaplı yivli tüfeklerin (Sharps-Borchardt) yanı sıra “Pioneer Breechloading
Arms” ve “Colt Patent Firearms Company” gibi
silâh firmalarında ve “Singer Sewing
Machine Company” dikiş makinası şirketinde de mesaileri var. 1865 yılında 15
yaşında iken ebeveyni ile beraber ABD’ye göçmüş, 1882’de ise Almanya’ya dönerek
çeşitli silâh firmalarında çalışmış. Georg Luger (1849-1923) ise Tyrol doğumlu ve 1865’de Avusturya-Macaristan Harb Okuluna öğrenci olarak kabul edilmiş. 1872’de evlenmek
için ordudan ayrılmış ve demiryollarında çalışmaya başlamış. Daha sonra F. von Mannlicher ve Ludwig Löwe firmalarında
çalışmış. Borchardt’ın tabancasında yaptığı
geliştirmeler ve değişiklikler sonucunda dünya çapında bilinen bir isim olmuş.
Bütün bunları bilseniz ne olur, bilmeseniz ne olur? Kafanızı böyle uçuk kaçık
şeylerle doldurmanın ne gereği var? Çok, çok lâzım olursa, bu yazıyı veya
başkaları tarafından yazılmış, derlenmiş başka birini bulup bakarsınız. Ve, ondan sonra da yine unutursunuz.
Üzmeyin
tatlı canınızı.

Hamiş:
Az daha unutuyordum. Bir de 8-06 var. Amerikalı,
Avrupa’dan 8x64 Brenneke kovanı ithal etmemiş. Bunun
yerine 30-06 kovanının boğazını