Gyrojet

Boy                 :           234 mm

Ağırlık                :           480 gr

Namlu Boyu   :           127 mm

Çap                 :           12.7 mm

Yiv/Set            :           Yok

Fişek Adedi    :           6

Namlu Hızı     :           274 metre/saniye

Nişangâh        :           Sabit (Ayarsız)

 

 

Sene 1965; ABD’nin California eyaletinde yaşayan Robert Meinhardt ve Art Biehl adında iki Amerikalı, neredeyse yarım asırdır ateşli silâhlar alanında gerçek bir yenilik, çığır açacak bir gelişme olmadığını fark ediyorlar.  Böyle bir değişim süreci olmadığı için de mevcut silâhların artık tam potansiyellerine eriştiğini, pek büyük bir farklılık gösteremeyeceklerini düşünüyorlar.

 

Bu eksiği telâfi etmek için MBA veya “MBAssociates (Meinhardt Biehl Associates) adıyla bir şirket kuruyorlar. Oturup yukarıda resmi görülen tabancayı yaratıyorlar. İlk bakışta sıradan ve kaba bir tabancaya benzeyen nesne ise aslında bir “roket-atar”. Yakından bakılınca, yapıldığı prese aluminyum sacdan dolayı, maalesef bir ucuzluk, kalitesizlik hissi yaratıyor.

 

Attığı roketçikler yaklaşık ½ inch (13mm) çapında ve 1½ inç (38mm) boyunda. Roketin uç tarafı dolu, geri kalanı ise roket yakıtını içeren boş bir silindirik boru. Arkasındaki kapalı tabanda ise,  eşit radyal aralıklı 4 adet delik bulunuyor. Delikler rokete merkez hattı üzerinde bir dönüş ve dolayısıyla denge sağlamak için hafif eğimli (roket memelerinin bu eyimi normal bir silâhta yiv ve setin yaptığı, mermiyi ekseninde döndürme görevini yapıyor).  

 

Yukarıdaki resimde gaz çıkış delikleri, horozun kurma ucu ve hareket yolu, şarjörün içi, vs., görülebiliyor.

Sabit kutu şarjöre fişekler (roketçikler) geriye çekilen sürgü kapağından dolduruluyor. Tetik köprüsü üstünde bulunan bir horoz, tetik çekilince yukarıya ve arkaya doğru hareket ediyor. Şarjörün en üstünde duran roketçiğe önden çarpıyor. Biraz geriye giden roketin tabla merkezindeki kapsül tabancanın arkasında bulunan sabit iğneye vurarak patlıyor. Kapsülün ateşlediği sevk hakkı roketi hem ileriye itiyor hemde ekseni etrafında döndürüyor. İleriye harekete başlayan roket horozu iterek yatırıyor, ve kurulan horozun üzerinden gittikçe hızlanarak ileriye fırlıyor.

 

Roketçik namludan çıktığında sevk hakkı tükenmediği için, normal fişeklerin tersine, namludan çıktıktan sonra da hızlanmaya devam ediyor (namlu hızı 900 ft/s, yakıt tükendiğinde varılan hız 1250 ft/s) ve 380 metre/saniye hızına ulaşıyor.  (Örnek olarak; bir

Şekil  2

 

Şekil  1

 

 

 

.45 ACP mermisinin namlu hızı 260 m/s veya 850 ft/s, ve mermi namluyu terk ettiği andan itibaren bu hız düşmeye başlıyor). 25 Metre uzaktaki bir hedefe varıldığında gyrojet mermisinin enerjisi neredeyse bir .45ACP mermisinin iki misli (aslında ayrı bir kovan ve mermi olmadığı için tüm fişek veya “roketçik” mermi sayılır).

 

Gyrojet’in çelikten mamul  roketçikleri, ateşleme öncesi içerisine alev, kıvılcım, su, vs. sızdırmayacak şekilde yapıldığı için su altında ateşlenmeleri de mümkün. Hatta şirket teknelerde  ve  göl/deniz  kullanımı için özel bir “kit” hazırlamış (işaret fişeklerini su altından havaya atmak kabil):

 

1  özel tabanca

6  normal roket (13 mm.lik)

2  uzun roket (13 mm.lik)

1  işaret roketi (13 mm.lik)

1  duman/sis roketi (13 mm.lik)

1  magnum işaret roketi (13 mm.lik)

1  magnum  duman/sis roketi (13 mm.lik)

1  zıpkın ve 25 metre ip

 

Bu kit içindeki uzun roketler yakıt bitiminde 595 metre saniye (1950 ft/s) hıza erişiyor. Aslında pek güçsüz bir silâh değil. Ancak, 1960’daki fiyatlar $160-175 arasından başlayıp $250 hatta daha yukarılara çıkıyor. Aynı sene ABD’de perakende satış fiyatları bir Colt M-1911 tabanca için $78, Browning M-1935 için ise $74.50.

 

İki parça presli sac, bir çift ahşap kapak ve birkaç ufak çelik parçanın maliyeti sudan ucuz. Maalesef silâhın görüntüsü de öyle. Fakat satış fiyatı biraz tuzlu. Gyrojet cephane fiyatları ise korkutucu (normal 13 mm roketçiklerin tanesi $1.50 – 50 adet .45ACP ise $8.50 yani tanesi $0.17). Çoğu potansiyel müşteri MBA’ya fırsatçı diye bakıyor. Bir de; tetiğin çekilmesi ile roketin namludan çıkması arasında geçen zaman 100 milisaniye (1/10 saniye) kadar. Bu normal bir fişeğe göre oldukça uzun bir süre. Ve, bu süre zarfında silâh titrer, sallanır veya oynatılırsa roketin hedefi bulma ihtimali azalıyor.  

 

Silâhın kabzasının sol tarafında, resimde de görülebilen bir yarık var. Buradan şarjörde kaç roketçik kaldığı kolayca görülebiliyor. Gyrojet’inucuz”görüntüsünden şikâyet eden bir silâh yazarı şöyle demiş; “ ... çok faydalı bir özellik. Ne var ki, fişeğin tanesi bir buçuk dolardan olunca, kaç tane attığınızı unutmanıza pek imkân yok!”

 

Tepme yok. Roketin gazları “namlunun” iki yanındaki deliklerden dışarıya çıkıyor. Zaten namlu da yok. (Sacdan mamul delikli bir oluktan ibaret roket yönlendirme kızağı var). 7.62, 10, 11, 12, 13, 20 ve 40 mm.lik roketler yapılmış ve denenmiş. 13 mm.lik en çok tutulanı. Fakat ABD yasalarına göre 1968’den sonra 12 mm.den büyük yapılmıyor.

 

Son yıllarda Gyrojet cephesinde yine bir hareketlilik var. Bilhassa su altı kullanımı için ilgi çekiyormuş.

 

Yukarıda, 1967’de bir silah yazarının denediği “karabina” tipi. Aynı yazar bir gyrojet tabanca ve  bu karabina ile

35 metredeki bir hedefe toplam 20 roket atıyor.   Grup 34 cm. çapında. Çok parlak sayılmaz.  Bunun fiatı ise $300.

(Aynı sene bir 7mm Magnum Remington 700’ün fiatı $149.50. 100 metrede 5 fişek grubu  ise 4.5 cm. civarında.)