
Şekil-16:
Fransa Kralı XIII. Louis’in silâhlığından 138 numaralı parça.
Snaphaunce
çakmaklı bir tüfek. 1816 yılında Wellington Dük’ünün emirleriyle İngiltere’ye
gönderilmiş.
Bu nakil, Napolyon’un Waterloo’daki
büyük yenilgisinden sonra olduğuna göre, bir cins savaş ganimeti
sayılabilir mi?
Çakmaktaşlı Gelişmiş Mekanizma (Flintlock):
Bilindiği kadarıyla, snaphaunce
çakmak mekanizması bir Fransız silâhçısı tarafından 1610 senesinde biraz daha
basit ve güvenilir hale getirildi. Batarya ve çanak kapağı birleştirilerek “L”
harfi şeklinde bir parça yapıldı. “L” nin kısa
bacağı, çanak kapağı

Şekil-17:
1809 yılında Napolyon Bonapart tarafından Avusturya
İmparatoru I. Franz’a hediye Edilen Liege’li J.
Devillers yapımı dört namlulu bir “Taşlı
Çakmaklı” tüfek. Üst iki namlu atıldıktan sonra horozlar tekrar kuruluyor ve
namlular 180 derece döndürülüp iki atış daha yapılabiliyor.
sonundan
çakmak plâkasına bağlanmış ve bu bacağın ucu bir yaya dayanmıştı. Tetik sadece
horozu düşüren basit bir levye idi. Düşen horoza sıkıştırılmış çakmak taşı,
bataryadan kıvılcımlar çıkartırken çarpmanın gücü ile batarya öne doğru
kalkıyor ve bu sırada yayın üzerinden aşarak falya çanağını açıyordu (Şekil-18) (Bkz. c- “Taşlı
Çakmak” dosyası). Bu
şekilde imalât ve bakım

Şekil-18
Çakmak Taşlı “Flintlock” Ateşleme Sistemi:
a- horoz çene vidası, b- horoz,
c-
çakmak taşı, d- çelik, e- falya çanağı, f- çelik yayı,
g- (içte gizli) horoz yayı
kolaylaşmış
ve ucuzlamış oldu. Oldukça güvenilir olan sistem hızla Avrupa’ya ve tüm
dünyaya yayıldı. Bu sistem 1800’lerin ortalarına kadar kullanıldı. Bazı
ufak ve “medeniyet”e uzak yörelerde bu kullanım neredeyse bir yüz sene daha
devam etti. Çünkü, barut yerel olarak da
yapılabiliyor, hemen hemen her şey çekirdek olarak
kullanılabiliyor, çakmak taşı ise her yerde bulunuyordu.

Şekil-19:
İşini garantiye almayı seven bir kişinin silâhı. Hem miguelet
hem kavlı.
Daha önce garip şekilli olan hareketli çakmak taşı
mengeneleri de zarif boyunlarıyla yemlenen “horoz”lara iyice benzemişti. Bu
parçaya “horoz” (cock) denmeye başlandı
ve kapsüllü çakmak zamanında kapsül memesine vurduğu için yabancı dillerde
“çekiç” adını aldığı halde bizde “horoz” olarak kaldı. Aynı fonksiyonu sürdüren
silâh parçaları günümüzde, yabancı dillerde yine çekiç, ateşleme topuzu,
ateşleme kulpu gibi isimler alırken, bu parçanın yarım ve tam kurulu durumları halâ half-cock ve full-cock diye tanımlanır.
Çakmaktaşlı Mekanizma (Miguelet):
Miguelet diye tanınan ve ateşleme prensibi itibarıyla flintlock mekanizmasına çok benzeyen
bir çakmak tipi de İspanya’da geliştirildi. Bu çakmakta tetik ayağı
tabladan dışarı çıkarak (çarklı çakmak gibi) doğrudan horozun kuyruğuna kumanda
ediyordu. Horoz yayı çakmak tablası dışında olup horoz mahmuzuna baskı
yapıyordu ve görüntüsü oldukça değişikti. Bu çakmak (Şekil-20,
21), Orta-Doğu, Kuzey Afrika, Balkanlar ve Osmanlı idaresi altındaki
diğer yörelerde de çok popüler oldu.

Şekil-20:
“Miguelet” çakmaklı bir Osmanlı tüfeği.

Şekil-21
Miguelet
Çakmak: a- horoz, b- çakmak taşı, c- çelik, d- falya
çanağı, e- çelik yayı, f- horoz askısı, g- emniyet
ayağı, h- tetik ayağı, i- horoz yayı.
Yeterli belgeler olmadığı için, önceleri bu tip çakmağın
1700’lü yılların başlarında geliştirildiği düşünülmüştü. Yani,
flintlock’ın
değiştirilmiş bir şekli olmalıydı. Ne varki, 1973 yılında satışa sunulan miguelet
çakmaklı ufakça bir tabanca 1570-1600 yıllarının
tipik İtalyan Brescia işçiliğini, stilini,
malzemesini her yönüyle yansıtıyordu. Bu sekilde, miguelet çakmağın flintlock çakmaktan daha sonra değil, belki
de daha önce geliştirilmiş olması ihtimali ortaya çıktı (Şekil-22).

Şekil-22:
1973 yılında ortaya çıkan miguelet çakmaklı
1570-1600 yapısı Brescia tabancası
Sert çakmaktaşlı bu sistemler 200-250
yıl boyunca ana prensipte hiçbir değişiklik yapılmadan yaşamını sürdüdü. Bir yandan da teknik ve estetik gelişmelerle
(Şekil-22) daha zarif, güvenilir ve süratli çalışır
hale geldi. Yukarıda bahsedilen medeniyete uzak yöreler için zor bozulacak ve
kolay tamir edilecek kaba ve sağlam çakmaklar yapılıyordu.

Şekil-23:
Bohemya’da 1756 yılında yapılmış “su geçirmez” bir taşlı çakmak.
Ana yay helezon. Çelik yattığında çakmak sıkıca kapanıyor.
Horoz açık çeliğin altında.Tetiğin
önündeki ise horoz kurma kolu.
Bu sistemin iki büyük mahsuru vardı. Her türlü teknolojik
gelişmeye rağmen, ağızotu kuru tutulabilse bile, ıslak bir bataryadan kıvılcım
çıkamaması. Ve, ağızotu ateş aldığı anda oluşan barut
dumanının çekirdek hedefe varmadan önce düşmanı veya avı uyarması.