

Amerikan İç (Kuzey-Güney) Savaşının mükerrer atışlı
ilk beylik tüfeğinin mucidi olan Christopher
M. Spencer 1880’lerin başlarında Sylvester H. Roper
ile yaptığı işbirliği sonucunda gerçekten başarılı ilk kaydırak mekanizmalı
mükerrer atışlı av tüfeğini tasarladı (Patent numarası 316401, tarihi 21 Nisan
1885). “Mekanizmanın
ilerisinde namlu eksen hattıyla paralel bir hat üzerinde ileri-geri hareketle
ve namluyu desteklemeye yarayan bir kayar tutamak vasıtası ve marifeti ile
çalışan her türlü piston kubuzlu, şarjörlü ateşli
silâh” oldukça geniş kapsamlı olan
patentin içeriğiydi. İyi imal edilir, ayarlanır ve bakılırsa çok iyi çalışan
bir av tüfeği olacaktı.
Bu tarihte, Spencer firması İç Savaş sırasında Kuzey kuvvetlerinin
kullanmaya başladığı “Spencer” piyade tüfeklerinin ve
süvari karabinalarının imalâtına sivil piyasa için devam ediyor,
ve bunları $50-$70 arası bir fiatla pazarlamayı
plânlıyordu. Ne var ki, Ordunun elinde 100,000 civarında Spencer
tüfeği vardı. Ordu için yeni silâhlar düşünüldüğünden eldeki bu silâh fazlası
tanesi $7 fiyatla sivillerin alımına sunuldu.
Bu
sebeple yeni tüfekler satılamayınca mali zorluklar yüzünden ipotek altına
konulan Spencer tesisleri 1889 yılında ipoteğin
sahibi olan Pratt & Whitney
firması tarafından icra yoluyla devir alındı. Fabrika makineleri, patent
hakları ve 3000’i aşkın silâh envanteri Francis Bannerman & Sons
şirketine satıldı.

Daha
sonra Winchester firmasının çıkarttığı, John
M. Browning tasarımı Model 1893 av tüfeği
sebebiyle bir patent davasını kaybeden Bannerman,
elindeki tüm Spencer varlıklarını kelepir fiyatla
satışa çıkarttı. Bu satışın gerçek sebebi ise, büyük bir ihtimalle, çok daha
gelişmiş bir tüfek olan 1893 Winchester yüzünden
artık Spencer av tüfeğinin imalâtının ekonomik yönden
pek anlamının kalmamasıydı.
Model
1887 olarak tanınan levye mekanizmalı bir av tüfeğini (çok sayıda J. M. Browning tasarımından biri) piyasaya çıkartan Winchester firması 1893 yılında da yukarıda bahsi geçen
1890 patentli Model 1893 av tüfeğini $25 fiatla
piyasaya sürdü.
Bannerman’ın
açtığı patent davası oldukça çetin bir mücadeleden sonra Winchester’in
lehine sonuçlandı. 1907 Bannerman kataloğunda;
10 tüfeklik bir kasa Spencer av tüfeği için $139.50 gönderen her müşteriye aynı kasa içinde bir ekstra
tüfeğin ücretsiz gönderileceği ilân edilmişti. Bu da % 9 civarında gerçek
indirim demekti. Bir adet pompalı av tüfeğinin maliyeti yalnız ve yalnız
$12.68 !

Model
1893’ün mekanik yönden oldukça gelişmiş bir şekli, Model 1897 adı altında
(tabii ki 1897 yılında) piyasaya sürüldü. 1957 yılında bu model imalâttan
kaldırılıncaya kadar takriben 1,024,700 adet Model
1897 av tüfeği imal edildi.
Marlin
Model 1898 ve Stevens Model 520’yi (1904’de piyasaya
çıkan ilk horozsuz Amerikan pompalı av tüfeği) Remington
Model 10 takip etti.
1913 Winchester kataloğunda ise Model
12 Winchester lanse ediliyordu. Bu gidişat burada adı
geçen ve geçmeyen bir çok diğer marka altında küçük,
büyük, önemli, önemsiz, gerekli, gereksiz değişiklikler ve gelişmelerle devam
etti.
Birkaç
paragraf yukarıda perakende satış fiyatı $25 olarak verilen 1893 modeli Winchester av tüfeği, Montgomery Ward & Co. 1895 kataloğunda ise $16.88 gibi düşük bir fiyatla
satılıyordu. Cüzi bir posta ücreti ilâvesi ile evinizden ısmarlamanız kabildi.
Aynı
katalogda eli yüzü düzgün “hesaplı” çiftelerin fiyatları ise en az $35. Çifte 2
fişek alırken, Model 1893 Winchester 6+1 fişek
alıyor. O zamanlar av limiti, silâhın aldığı fişek sayısı sınırlaması filan da
yok. “Gafil ve cahil” insanlar en çok fişeği en ucuza atabilme hesabını
yapıyorlar.
Pompalıdan
takriben 10 sene sonra otomatik (aslında, otomatik doldurmalı veya yarım
otomatik) av tüfekleri de piyasaya çıktığı halde, pompalının saltanatı sürdü.
Yarım-otomatik av tüfeklerine göre pompalılar hem daha sağlam, hem daha ucuz,
hem de daha güvenilirdi.

(Bilmiyorum
içinizde 1970’lerde ava gidenleriniz hatırlar mı? Yarım-otomatik tüfeklerin o
zamanlar satılan MKE fişekleriyle arka arkaya 2 atış yapabilmesi bile bir
mucizeydi. Hele bir de fişeğin metal dibi çıkıp kağıt
gövde fişek yatağına yapışıp kalmaz mı? Tadından yiyemezdik. Biz
tüfeklerin mekanizması arasına kaçan kapsülleri arar, fişek yatağına yapışan
kovanları garip aletlerle sökmeye çalışırken, çifte, süperpoze
veya pompalı tüfeği olanlar kuşların da plâka hedeflerin de tozunu attırırdı.
A.K.)
Winchester
Model 12, pompalı tüfeklerin icadından bu yana en uzun süre imalâtta kalan ve
en çok sayıda üretilen av tüfeğidir. İlk tipi 20 numara çapında,
1914’de
16 ve 12 numara çapları üretime ilâve edildi. 1918’de 12 numara çapında bir
polis tipi (riot gun) de
yapılmaya başlandı. Bu modelin namlusuna kasatura gerdanesi
monte edilerek askeri hizmet için yapılanları bilhassa nöbetçiler ve devriyeler
tarafından kullanıldı.

1934’de
kundak stili biraz değiştirildi ve bir de 28 numara çapında imalâta başlandı.
1960’larda Winchester’in çiftesi Model 21 ile
birlikte yalnız sipariş üzerine yapılmaya başlandı. Bu sırada fiyat $800
civarına ulaştı. Bazı iddialara göre Model 12 günümüze kadar yapılmış en iyi
pompalı tüfek mekanizmasına sahipti. Bu sebeple makul fiyatlarla yeniden seri
imalâta başlanması için çok talep gelmekteydi. 1972’de her biri $400 altında
fiyatlarla üç tip yeni model 12 piyasaya çıktı.
Bu yeni
imalât duyulur duyulmaz, her hangi bir resmi bildiri olmaksızın, 8,000’i aşkın
sipariş verildi. Seçme ceviz kundağı, el-işi tırtılları, köprülü namlu şeridi
ve yüksek kalitede cilâ ve menevişi ile “arazi” tipi çalı çırpı arasında
sürüklenmek için biraz lükstü.
Toplam
Model 12 Winchester imalâtı 2½ milyon civarındadır.
Yurdumuzda
pek tanınmayan ve pek tutulmayan pompalı av tüfekleri 1983 sonrasında başlayan
oldukça liberal silâh ithalâtı, ve yurt içinde yabancı
firmaların lisansı altında başlayan imalât ile birden bire çok popüler oldular.
Sağlamlık ve güvenilirliklerinin bunda çok rolü vardı. Maalesef, şarjör
ilâveleriyle 8-9 fişek atacak hale gelebilmelerinin
de.
Bir kısım
insanın evde ille bir ruhsatlı silâh olsun diye tabancadan daha az kırtasiye
gerektiren ve daha ucuz olan pompalıyı tercih etmeleri, bunların bir çoğunun az
önce bahsettiğimiz abartılı sayıda fişek kapasiteleri, bazılarının ise avda bir
işe yaramayacak tipte katlanır veya teleskopik kundaklar takmaları sonucunda
pompalılara karşı bir antipati ortaya çıktı. Bunların
bazılarının silâhlı suçlarda kullanılmaları sonucunda, av tüfeklerinde ise
azami 3 fişek alabilme kısıtlaması olması sebebiyle, pompalıların yurdumuzda av
için kullanılmaları yasaklandı.
Aslında
av ve spor için çok mantıklı bir silâh olan pompalı av tüfeğini abartılı
meraklarımız ve sorumsuz kullanımımız sayesinde kullanamaz hale geldik.
Ateşli
silâhlar öldürücü aletlerdir. Bunları alacak, bulunduracak, taşıyacak ve
kullanacak olanların hiç değilse bir motorlu taşıt sürücüsünün görmesi gereken
bir eğitimi alması ve belirli bir sınavdan geçmesi gerekmez mi?

Eskiden,
bir kişi, yaşı ne olursa olsun, ava başladığında tecrübeli bir yakını veya
arkadaşı ile ava çıkmaya başlardı. Tecrübeli avcının yanında işin raconunu öğrenir, palazlanır ve ancak ondan sonra kendi
başına ava çıkardı. Şimdi ise, ana okulu ile
başlayarak, çocuklarımızın servis araçları içinde harika bir trafik eğitimi
almaları gibi, sorumsuz silâhlıların yanında av/atış öğrenenler(?) de birer
potansiyel “kaza” faili/kurbanı oluyorlar.
Hayırlısı.
