1600’lerde
Piedmonte tüfenkendazlarının
kullandığı bir “fişeklik”. Şimşir tüplerde birer atımlık barut, deri kesede
ise misketler bulunuyor.


Modern, yani günümüzde bildiğimiz fişek gökten
zembille inmedi. Hemen hemen her insan
yapısı şey gibi şu anki durumu uzun bir evrimin sonucudur. Daha doğrusu, aynı
sonuca varmak için geçirilen bir kaç ayrı dalda ve bir kaç ayrı maksatlı
evrimin sonucu. Bazıları bir yandan ağızdan dolma tüfekleri için bir atımlık
barut ve misketi bir arada tutan kartuşlar taşırken, bazıları da kavlı çakmakla
ateşlenen tüfeklerinde seyyar atım yatakları kullanmaya başlamışlardı.
Gerek toplarda kullanılan ve tekkulplu havana
benzer ilk kovanlar gerekse kapaklı falya çanaklarını haiz bu seyyar atım
yatakları günümüz fişeklerinin ağa babası olurlar.
Mavzer
sürgüsüne benzeyen değişebilir atım yatağı

Ağızdan doldurmayı bir nebze hızlandıran
kartuşlar hevenkler halinde kemerlere asılır veya yanyana sıralar halinde
göğüslere dizilirken (Kafkas ve Kazak milli kıyafetleri), kendilerine göre
başarılı olmuşlardır. Ne varki, bir kâğıt sargı içinde bulunan, bir misket
(30-40 metreden piyadeye karşı tavsiye edilen bazen bir misket + 3 şevrotin, bazende
9 şevrotin) ile barut hakkından oluşan askeri kartuşlar çeşitli şekillerde
yapılmışlardı. Horozu yarım kurup emniyet çentiğine alan asker, kâğıt kartuşun
dibini dişleriyle tutup kopardıktan sonra, barutun ufak bir kısmını falya
çanağına döküp kapağı kapatıyor, geri kalan barutu namlunun ağzından içeri
döküp,
kalan kâğıt sargı ve misketi bir arada
namludan aşağı harbi ile ittirip sıkılıyordu. Bundan sonra horoz tam kurulup
nişan alındıktan sonra silâh ateşleniyordu. (19.yy ortalarında İngilizlerin
kapsüllü .577 Enfield tüfekleri için yaptıkları kartuşlar gerek kâğıdın rutubet
almaması gerekse namlunun yağlanarak barut curuflarının yumuşaması için koyun
içyağı ve balmumundan oluşan bir karışım ile yağlanmışlardı. Bu yağ,
Hindistan’da çıkan bir isyanın hem sebebi olmuş hem de isyancılara karşı yerli
askerler tarafından fişeklerin kullanılmalarını önlemişti. İsyancıların tek
yapması gereken kartuşların inek ve domuz yağı ile yağlandıklarını söylemekti.
İnek Hindular, domuz Müslümanlar için haramdı. Bu yüzden yerli askerler bu kartuşları
ağızlarına sokmaktan çekinmişler ve silâhlarını dolduramamışlardı. Bir kısım
asker ise kendilerini günaha sokacak bu haram şeyleri veren İngilizlere karşı
isyancılara katılmışlardı.
Fitilli veya çakmaktaşlı (ister çarklı olsun ister
daha sonraki çarpmalı) çakmaklar gerek kıvılcım ve duman görüntülerinin avı
ürkütmesi veya düşmanı uyarması sebebiyle, gerekse hava şartlarının biraz ters
gittiği durumlarda ateşlemenin zorlaşması, hatta çelik ve/veya falya
ıslandığında tamamen imkânsızlaşması yüzünden daha randımanlı bir ateşleme
sisteminin arzulanmasına ve aranmasına sebep olmuştu.
Rahip James Forsyth’in 1807 yılında takriben 70 kısım
potasyum klorat (KnClO3), 12 kısım odun kömürü (C) ve 18 kısım kükürt (S)
karıştırarak “darbeli ateşlemeyi” icat ettiği söylenir. Ne var ki, 1700’lerin
başlarından itibaren cıva fulminatı’nın uygun bir ateşleme eczası olduğu
anlaşılmıştı. Fransa’da, silâh imalâtçısı LePage tarafından kapsül olarak
kullanımı için ise bir asrı aşkın bir süre geçmesi gerekti (Cıva fulminatlı
kapsüller, 1917 yılında ABD Ordusu daha dengeli olan potasyum klorat ağırlıklı
kapsüller kullanmaya başlayana kadar kapsüllerin hemen hemen tek içeriği idi
―bu karışımın içinde potasyum kloratın yanı sıra cıva fulminatı, antimuan,
kükürt, cam tozu ve tutkal bulunuyordu).

1812 yılında Johannes Samuel Pauly isminde bir
İsviçreli, bir icadı için Fransa’dan patent aldı. Pauly’nin icat ettiği, her şeyi bir arada
ateşe hazır bir fişekdi. Yalnız, kapsül eczası açıkta olduğundan fazla güvenli
sayılmazdı. Bu fişekle kullanılacak olan silâhın gizli horozu, silâhın dışına
konulan bir “yalancı horoz” vasıtasıyla kuruluyordu. Pauly, bu icadını Napoleon
Bonaparte’a takdim etti ve beğenisini kazandı. Fakat mareşallerin ilgisini
fazla uyandıramadığı için imalâtı sınırlı kaldı.
Demondion
Demondion
Augustus Demondion adında bir Fransız mucide
1831’de İngitere’de verilen bir patent ise gizli horozları silâhın kuyruğu
açılırken kendiliğinden kurulan bir silâhı ve bu silâhta kullanılacak yanar
kâğıda* sarılı kartuşları kapsıyordu. Bu kartuşların arkasından bir cins boru
kapsül dışarıya çıkıyor ve horozun darbesiyle fişeğe ulaşan kapsül alevi hem
barutu ateşliyor hem de sargı kâğıdını ateşliyordu. (* Kâğıt veya ince bez, suda eritilmiş güherçile
ile ıslatılıp kurutulursa kalıntı bırakmadan yanabiliyordu. Bu tip sargıyla
yapılan fişekler Colt gibi tabancalarda ve Sharps gibi tüfeklerde de
kullanıldı.)
von Dreyse Chassepot ve dertli lastik tıpası


1830 yılında Nicholaus
von Dreyse iğne ateşlemeli bir sistem icat etti. Kâğıt sarılı kartuşun ucunda
sıkıştırılmış kâğıttan mamul bir sabot
içerisinde kurşun mermi bulunuyordu. Sabotun arka yüzünde, yani barut
tarafında ise kapsül eczası vardı.
Ateşleme için, uzun bir iğnenin kâğıt kartuşu delip, barut hakkını boydan boya
geçip, sabotun dibindeki kapsüle vurması gerekiyordu. Chassepot tasarımında ise
kapsül kâğıt kartuşun dibinde idi. Fakat, hem Prusya tarafından kullanılan von
Dreyse hemde onu takip eden Fransız Chassepot piyade tüfeklerinde barut gazının
yarattığı problemler bulunmaktaydı. Von Dreyse’nin uzun iğnesi sıcak barut gazları
tarafından kısa zamanda harap olurken, gaz kaçağını önlemek için Chassepot’da
kullanılan lâstik tıpa, yine bu sıcak gazların tesiri ile bir kaç atıştan sonra
eriyip bozuluyordu.
Lefaucheux fişeği ve pimi
![]()
Pimli ateşleme ise 1836 senesinde Fransa’da
ortaya çıkan Lefaucheux kâğıt kovanı ve bu fişeği kullanan kırma tüfek ortaya
çıktı. Bu silâh bütün kırma çiftelerimizin dedesiydi. Bazıları 1847 alınan
Houiller patentinin gerçek pimli ateşleme fişeği olduğunu iddia etselerde, hiç
kimse Lefaucheux fişeğinin pimsiz olduğunu inkâr edemez. Pimli ateşleme her
boyda av fişeğinde ve 4-12 mm çapında tabanca fişeklerinde başarıyla
kullanıldı. Yine de, yandan çıkan pim yüzünden bazı tatsız kazalara sebep
olabilen bir fişekti.
Burnside Maynard
Bilhassa Kuzey Amerika kıtasında iğne ve pim
ateşlemeli yivli tüfekler pek güçlü bulunmuyorlardı. Amerika’nın bizonları ile
büyük boz ve kır ayıları için ağır çekirdekleri büyük barut haklarıyla
atabilecek tüfekler ve bunlarda kullanılacak fişekler lâzımdı. Sharps,
Burnside, Maynard ve benzeri silâhlarda, ateşleme ve müteakkip patlama
sırasında atım yatağında şişerek barut
gazı kaçağını %100’e yakın bir randımanla
önlemek için genelde pirinçten yapılma kovanlar kullanılıyor, atım
yatağı veya kubuz bloğu dışında bulunan bir memeye takılan kapsülün alevi ise
kovan dibindeki ufak bir delikten sevk hakkına ulaşıyordu. Bu sırada, kapsül
şarjörlerinden atış sırasında meme üstüne otomatik olarak kapsül beslenmesi,
oyuncak tabanca kapsüllerine benzeyen kâğıt şeritler arasında kapsüller, boru
kapsüller ve daha bir çok kapsül tipi icat edildi.
Meme
Kapsüllü Fincan Kapsüllü


19. Asrın ikinci çeyreğinin ateşli silâhların
gelişmesinde özel bir konumu vardır. Kapsül eczasının bulunmasından sonra icat
edilen ateşleme sistemleri inanılmaz derecede çoktur. Bunların çoğunluğu da
kuyruktan doldurmaya yönelik çalışmalardır. Kapsül eczasını fişeğin dibinde
oluşturulan bir çıkıntıya koyarak ateşleme sağlayan “meme ateşlemeli”, kovan
dibine fincan dibi gibi yapılan çıkıntıya konulan ecza ile ateşlenen bir diğer
“çevre ateşlemeli” diye adlandırılan iki fişek Smith & Wesson’un sahip
olduğu Rollin White patentini aşabilmek için yapılmıştı. Bu patent, toplu
tabanca atım yataklarının boydan boya delinerek fişek yatağı haline
getirilmesini kapsıyordu. Bahsedilen iki fişek ise, arkaları tamamen delinmemiş
fişek yataklarına önden fişek doldurularak kullanılabilmesine yönelikti.

“Schubarth” Dahili Pimli
Kapsül şişkinliği
kovanın bir yanında yaparak “yandan meme ateşlemeli”, kovan dibinde ufak bir
kısmı şişirerek yapılan “dudak ateşleme”, fişek kovanının ortasına fırdolayı
bir halka gibi çıkıntı yapılarak ortaya çıkarılan değişik bir tür çevre
ateşleme”, toplu “tabanca ve tüfek (atım
yataklarına) silindirlerine önden doldurulan fakat pimli ateşlemede bulunan
pimi tamamen kovan içerisine alarak yapılan “dahili pimli ateşleme” vs., vs.,
vs..
Draper “Crispin”
Çevre Vuruşlu
Birkaç çeşit de dibine kapsül memesi takılan
kovanlar var. Bunlardan birkaç tanesine sahip olan bir avcı, elindeki dolular
bitince tablaları sökerek veya bir çivi yahut teli kovanın içine sokup kapsülü
dışarı iterek çıkarıyor, yeni kapsül takıyor, barut ve kurşun çekirdek veya
saçma ekleyerek tekrar ava hazır hale geliyordu.
Bu arada, barutu bir cins jöle veya kolodyonla
şekillendirip çekirdeğe yapıştırarak kovansız fişek yapanlar, güherçileli
kâğıt, keten veya barsaktan mamul yine çekirdeğe bağlı “yanan sargılı” fişekler
icat edenler ve de dibi boş bir kurşun çekirdeğin içine sevk hakkı konulup
dibine ortası kapsüllü bir karton yapıştırılarak yapılan fişekler.

“Çevre Vuruşlu” “
Yine aynı devirde (1831-1847 seneleri
arasında) Fransa’nın tanınmış silâh ustalarından Flobert, bir “dolma tüfek”
kapsülünün dibini şişirerek bir tabla oluşturup, bu tablanın içerisine halka
şeklinde sürülen eczanın patlamasıyla 4,5 ile 6 mm ve daha sonra 9 mm çapında
misketlerin özel tabancalardan atılmasını sağladı. Tabla çevresinin her tarafından
ateşlenmesi kabil olup, bunlara barut ve daha ağır konik veya silindirik
çekirdeklerin takılmasıyla çevre vuruşlu fişekler ortaya çıktı. Bunlar, .22
çaplı Smith & Wesson toplu tabancalarında kullanıldı. Benjamin Tyler Henry
tarafından geliştirilen .44 “rimfire” fişekler “Henry” ve Model 1866 Winchester
tüfeklerinde kullanılırken .56 Spencer mükerrer atışlı tüfekleri de çevre
vuruşlu fişekler atıyordu.
Bütün bu kargaşa arasında, ABD’de ve
İngiltere’de eş zamanlı olarak iki değişik merkezi ateşleme tipi icat edildi.
Başkalarının da bu tip buluşları ve çalışmaları bulunduğu, bu icatların çalıntı
olduğu iddia edildi hatta kısmen belgelendi. Fakat bu iki tip kapsül sistemi
150 yıla yakın bir zamandır aynı isimle bilinir.
1866 senesinde Britanya Devleti tarafından
kullanılmaya başlanan ilk “mükemmel cephane” (her unsuru, yani çekirdeği, sevk
hakkı ve ateşleme kapsülü bir kovanla birleştirilerek tek bir atımlık fişek
halinde “self-contained cartridge”
bulunan) denilen fişek, o tarihlerde Woolwich kentindeki Kraliyet Lâboratuarları’nın
şefi olan Albay Edward M. Boxer’ın adını taşır. Boxer’ın fişeği eski kâğıt av
kovanları gibi sarma bir kovana sahipti. Yalnız, kovan pirinç folyodan
sarılmıştı ve üzerinde iki kat kâğıt sargı vardı. Dibinde destekleyici bir çelik
yüksük, onun altında da yine çelik bir pul bulunuyordu. Kapsül bu kovanın
ortasındaki deliğe yerleştirilmişti.
İngiliz Ordusunun ağızdan dolma .577 Enfield
piyade tüfekleri 1864 yılında başlayarak Snider patentli bir kubuzla tadil
edildi ve Albay Boxer’ın .577 Snider fişeği kullanılmaya başladı. Bir kaç yıl
sonra ordusunu Martini-Enfield piyade
tüfeği ile donatmaya başlayan İngiltere, bu tüfek için de sarma bir fişek
kullandı; .450/557 Martini. Yani, .577 Snider kovanından boğazı .45 inç çapında
bir mermi alacak şekilde
daraltılmış bir fişek. Bu tip
bazı ticari fişekler ise sivil
kullanım için imal edildi. Meselâ; .500 ve
.450 inç çapındaki fişekler. .500’lük fişek yine .577 Snider fişeğinden
daraltılarak yapılmıştı. Yanda ise “tamamen orijinal” .450 inçlik Boxer fişeği
görülmekte.
Amerika’daki fişek patentini alan kişi de bir subaydı;
İç Savaş sırasında Kuzey Kuvvetlerinin
“Berdan’ın Keskin Nişancıları” Birliğinin komutanı, Albay Hiram
Berdan. Berdan, aslında geniş kapsamlı bir mucitti. Fırın ocakları,
hamur yoğurma makinaları, dere kumundan altın ayırma aparatları, katlanır can
kurtaran sandalları, kalem tutacakları gibi icatları vardı. Bunun yanı sıra,
1850’lerde ABD’nin en iyi tüfek atıcılarından biriydi. Atış müsabakalarında
ağızdan dolma, kapsüllü nişan tüfeğiylegösterdiği maharet bir çok
gazete makalesi ile belgelenmiştir.

Zaman içinde, bazı diğer fişek tipleri ile birlikte
bir çok değişiklik geçiren “Boxer” ve “Berdan” fişekleri neticede, .22 inç
çaplı “çevre vuruşlu” (rimfire) “Berdan’ın Keskin
Nişancılarından” biri
fişekleri göz önüne almazsak, dünyada halen kullanılan
iki fişek tipi olarak kaldılar.
Ne kadar enterasandır ki, Amerika’da (İngiliz icadı)
Boxer fişekler tutulurken, İngiltere ve Avrupa’da (Amerikan icadı) Berdan tipi
fişekler makbul oldu. Amerika’da fişek doldurmak, çok yapılan bir meşgaleydi ve
Boxer kovanı ve kapsülü bu işe daha uygundu. Kapsül ateşleme örsü kovanın bir
parçası olan Berdan fişeklerde ise birkaç dolduruştan sonra örs bozuluyor,
ateşleme hatalarına sebep oluyordu.
Boxer kapsülü kovanın içinden sokulan bir pim ile çıkartılabilirken,
Berdan kapsülü ancak kapsül kapçığına yandan bir bız sokulup delinerek
çıkartılabiliyordu.


Bazı imalât yöntemleri yüzünden Berdan
fişeklerde de bazı farklılıklar vardır. Çoğu ülke normal şekilde üretim yaparken,
Fransa, kapsül örsünü konik, alev deliklerini de yuvarlak yapmak yerine, örsü
kovan dibinden yassı bir zımbayla bükmüştür. Dolayısıyla örs kıvrık bir şerit
halinde olmuş, alev delikleri ise iki yanda ince daire arkları şeklinde
kalmıştır. Çin variasyonu bazı yönlerden Boxer kovana benzer. Kovan dibine
üçgen bir delik açılmış, kapsül yuvasına üçgen delikten geçmeyecek kadar büyük
fakat deliği tamamen tıkamayacak kadar küçük bir bilya kapsül örsü olarak konulmuştur. Kapsül ise
Berdan kapsülü olup, Boxer kapsülü gibi kendi örsü yoktur (Bu tip fişeklere
şimdiye kadar sadece ağır makinalı tüfek cephanesinde rastlanmıştır). Solda ise pirinçten mamul 12 numara Rus
yapısı bir av kovanının kapsül yuvası görülüyor. Berdan’ın normal iki deliğine
ilâveten kapsül örsünün ortasında üçüncü bir delik var. Yanında ise kapsüllü
kovan.


(folded head) (baloon head)

Mükemmel cephanenin gelişim süreci içinde yapılan bazı
diğer icatlar ve çalışmalar da ilgi çekicidir. Gerek zamanın imalât
teknolojileri, gerek alınan bazı patentlerin getirdiği kısıtlamalar yeni
icatları oldukça engelliyebiliyordu. Meselâ, çevre vuruşlu fişek kovanlarının
üretim teknolojisi dıştan takmalı kapsül için kullanıldığında “katlama kafa” (folded
head) denilen zayıf bir kovan ortaya çıkıyordu. Bunu biraz güçlendirmek
için yapılan çalışmalar ise “şişirme kafa” (baloon head) denilen şekille
sonuçlandı. Dumansız barutun icadından sonra artan fişek basınç ve hararetleri
ise “masif kafa” (solid head) denilen bir kafa şekliyle sonuçlandı. Bu tip
kovanların iç hacimleri daha önceki
kovanlara göre daha ufaktı. Bu yüzden karabarut ile doldurulursa eski kovan
kadar süratli dolular yapılamıyordu.

Ancak, 1800’lerin sonlarında başlayan otomatik
doldurma/boşaltma mekanizmaları, kovan şeklinde bazı değişiklikler
gerektiriyordu. Bu da ancak yine masif kafa sayesinde mümkün olabildi. Kutu
şarjörlü silâhlarda, bilhassa tabancalarda, kovan tablası inkıtalara sebep
olabiliyordu. Bunun için tablasız bir kovan gerekiyordu. Fakat, kovan tablası
fişeğin yataktaki yerini kesin şekilde tespit ederken, tablasız kovan bu maksat
için kovanın ağız kenarını kullanmak zorundaydı. Oysa, bu kenar çok inceydi.
Bunun üzerine “yarım tablalı” kovanlar yapıldı.
Kovan tablası beslemeyi engellemeyecek kadar küçük,
fişek yatağında kesin tespit için yeterli olacak kadar büyüktü. Bergmann-Bayard
firması ise 20. asrın başlarında kendi hassas üretim tekniklerine güvenerek 5
ve 6.5 mm çapında “geri fırlatmalı” yarım otomatik tabancalarda “tırnaksız” (rimless-grooveless) kovan kullanmayı denediler. Bu pek başarılı olmadı ve kısa
zamanda normal tablasız kovanlar kullanılmaya başlandı.
Daha güçlü, daha çok barut alabilen fişekler yapıp mevcut Mauser, Mannlicher gibi mekanizmalarda kullanılabilmek için ise belirli bir boy sınırlaması gerekiyordu. Yani, kovan çapı biraz büyüyebilirdi lâkin mevcut tüfeklerin sürgü alın çapları büyütülemezdi. Bunun için düşük çaplı tablası olan fişekler yapıldı.

Fişeklerin güçleri devamlı artıyordu. Ne
varki, fişek kovanı esneklik, paslanmamak, kolay imalât gibi sebepler yüzünden
nispeten zayıf bir malzeme olan pirinçten yapılmaktaydı. Kovan kafası ise, tüfeklerin tasarımına göre
en desteksiz kısımdı. Bilhassa yüksek güçlü magnum fişeklerde
kullanılmak için kemerli kovanlar üretildi. Bu kovanların bir avantajı da
kemerin ön kenarının yarım tabla gibi görev yapmasıydı. Çünkü bu güçlü
silâhlarda kovan kafa boşluğu limitleri diğer fişeklere göre daha da önemliydi.
Ateşleme iğnesinin veya sürgü tırnağının itmesi ile fişek yatağına biraz fazla
giren kovan patlama sırasında geriye doğru fazla esneyemeyip yarılabilir,
kopabilirdi. Bu ise oldukça ciddi hasarlara yol açabilecek bir olaydı.

Bir kısım icat da, daha 1800’lerin ortalarında,
atılmış fişek kovanını silâhtan çıkartmak için yapılmıştı. Boş kovanı silâhtan
çıkartabilmek için daha önce gördüğümüz Maynard kovanı gibi aşırı geniş
tablalar, kolay tutulmayı sağlayacak “kulaklar”, teller ve hatta ipler kovan
dibine bağlanmıştı.

Zaman içinde bunların hepsi unutuldu. 1860-70
senelerindeki “kapsül patenti savaşları” sırasında ortaya çıkan Martin,
Benet, Farrington, Milbank, Morse, Orcutt, Sturtevant tasarımı
kapsüller ve/veya kovanlar hep geride kaldı. Bir çoğu unutuldu. İlk doğru
dürüst, randımanlı çevre ateşlemeli fişeği yapan Henry ise “Winchester”
marka .22’lik kovanların dibine konulan “H”
damgasıyla halâ anılır. Pek az mucidin adı bu kadar çok anımsanır olabilmiştir.

7.62mm H&K 7.62mm ABD
Winchester’in
başlangıcı olan ve birbirine çok benzeyen Hunt ile Volcanic fişekleri ise
zaman zaman denenmeye devam eden
kovansız cephanenin de öncüleri olmuştur. Bunlardan
daha önce kâğıt veya bez sargı kullanmadan ayrı kapsüllü fişek yapabilmek için
kollodyon tipi jellerle bir araya yapıştırılan karabarut merminin dibine tespit
edilmişti. Ateşleme
silâhın memesine takılan bir kapsül ile oluyordu. Hunt ve Volcanic kapsülü
kovan, kâğıt, bez olmadan merminin
dibine almıştı. Şimdi ise, mermi çekirdeğinin arkasına, dibinde bir miktar
kapsül eczası taşıyan veya doğrudan elektrikli sistemlerle
ateşlenebilen, dumansız barut blokları
takılıyor. Dumansız barut imalât safhasında zaten bir jel veya hamur halinde
olduğu için bu çok zor değil. Mesele yine gaz kaçaksız ve dumansız barutun
yüksek ısısına aşınmadan, bozulmadan uzun zaman dayanabilecek bir mekanik
sistem sağlayabilmek.
Son 50 yıl içinde de bazı radikâl silâh ve cephane
yenilikleri, icatları yapıldı. Bunlardan ilki 1950’lerin sonlarında imal edilen
silâh sistemidir. Sistem diyorum, çünkü tabanca formundaki ana mekanizma bir
kundak ilâvesi ve uzun namlu değişimi ile tüfek de oluyordu.
Ayrıca, Dardick aynı zamanda them toplu hem şarjörlü
bir silâh idi. Şarjöründe iki sıra olarak duran üçgen kovanlı fişeklerine “tround”
adı vermişlerdi (“üçgen fişek/atım” karşılığı ”triangular round” sözcüklerinden
üretme). Fişekler şarjörün tepesine geldiğinde yanı açık olan silindirdeki Dardick fişek yatağına giriyordu. Silindir
yukarı döndüğünde namlu arkasına geliyor, ateşlendikten sonra da, tekrar
dönerken boş kovanı yandan dışarı atıyordu. .22 ve .38 inç çapında olan
silâhlarda kendi tround fişekleri kullanılabildiği gibi, uygun adaptörlerle
normal .22 fişekler ile 9mm KB, 9mm Parabellum veya .38 Special fişekler
atılabiliyordu. Her ne sebeptense, Dardick’in piyasa ömrü fazla uzun olmadı.
Gyrojet
1960’ların başında ise Gyrojet diye bir silâh
piyasaya çıktı. Bu aslında normal bir ateşli silâh değil, minyatür bir roket
atardı. 40 mm’ye kadar değişik çaplarda
“mermileri” daha doğrusu roketçikleri vardı. En çok yapılan ve satılan tipi 12
mm çapında olanlardı. Takriben bir .45 ACP fişeğine benziyorlardı. Ne varki Gyrojet
fişeğinin bir kovanı veya
mermisi yoktu. Normal
fişeklerde bulunan merkezi kapsül konumunda olan kapsülü patlayınca, roketçik
içindeki sevk barutu ateşleniyor, gazlar kapsül yuvası çevresine dizilmiş 4
zaviyeli delikten çıkarak roketi ileriye itiyor, deliklerin açıları yüzünden de
kendi ekseninde döndürüyordu. Roketçiğin tamamı tek parça olarak hedefe doğru gidiyor,
geride kovan kalmıyordu. Gyrojet’in su altında kullanılan zıpkın tipleri de
vardı. Bu silâh da piyasada fazla başarılı olamadı.
Dardick de Gyrojet de sıra dışı silâhlar. İkisi
de gelenekleri bir kenara bırakmış. İkisinin de başarılı olması için çok sebep
var. Lâkin, ikisi de vaktinde fazla ilgi görmemiş. Son senelerde Gyrojet’e olan
ilginin yavaş yavaş arttığı görülüyor.


Boxer’ın
29 Haziran 1869 tarihli ABD patenti 13
Ekim 1866 tarihli Boxer patenti
Gyrojet

Ağustos
1871 tarihli bir Berdan Patenti 10 Mart 1866 tarihli Berdan
Patenti
1871
tarihli Berdan patentinde görülen fişek, yine Hiram Berdan tarafından
geliştirilen bir tüfekte kullanılıyordu. Bu tüfek bir süre için Rus Ordusunca
kullanıldı. Osmanlı Ordusu ise bu tarihlerde Martin ve Mauser tüfeklerini
kullanıyordu.
Bu yazıda mükemmel cephaneden bahsettim,
fakat farkettiğiniz gibi genelde fişek kovanlarını anlattım.
Aslında mermilerden de bahsetmek
gerekirdi. Ne varki onları başka bir yazıda ele almak istiyorum. A.K.
10 Mart 1866 tarihli Berdan Patenti
F İ Ş E K KOVANI ÇEKİLMESİ

Pirinç plâkadan fişek kovanı
çekilmesi ve kafa, kapsül yuvası, tırnak
şekillendirmesi safhaları


1- 14.7 mm (.58 inch) çaplı dahili pim (yan) ateşlemeli Schubarth*
fişeği. 2- 7.92 mm çaplı “kovansız
fişek”* (kovan şeklinde sevk hakkı)(Alman).
3- 10 mm (.40 inch) çaplı Maynard fişek kovanı. Tablaya bağlı,
kancalı deri bağcık kovanın kaybına mani oluyor. 4- “Meme Kapsüllü” fişek. Bölmeli toplu bir
“geçiş dönemi*” revolverinde kullanılıyordu .
5- 5.2 mm çapında “yüksek-süratli” bir fişek (Avusturya 1892). 6- “Kazak” yapısı bir “barut/mermi” kartuşu
(Ceketlerinin göğsünde iki tarafta dizili durur). 7- Kleigelhoffer tasarımı üçköşe
mermili fişek. 8- Sneider tipi Fransız
“Tabatierre” tadilâtı tüfeklerde
kullanılan 17.5 mm (.69 inch) çaplı fişek.
9- Deneysel olarak imal edilmiş aluminyum kafalı bir plâstik kovanı olan
8 mm çaplı fişek. 10- ABD Askeri cephane
denemeleri sırasında yapılan 5.56 mm (.22) çaplı bir “yüksek-sürat”
fişeği. 11- 14.7 mm (.577 inch) çaplı
bir “Howdah**” adıyla bilinen, en büyük çaplı tabanca
fişeği. 12- 10 mm (.40 inch) çaplı bir
.40-40 Maynard fişeği (40 grain karabarut sevk hakkı). 13- Bir “yüksek-süratli” makineli tabanca
fişeği (İspanya, 1950 civarı). 14- I.
Dünya Savaşında kullanılan patlayıcı bir Mannlicher fişeği. 15- Büyük çaplı (11.1x72) ve “düşük tablalı”
bir Schuyler
büyük av fişeği. 16- Konfederasyon
(Güney Eyaletleri Birliği) tarafından patentli tek revolver olan ve Amerikan İç
Savaşında kullanılan Cofer
tabancasının “meme kapsüllü”* fişeği.
![]()
* Dolma/kapsüllü
silâhlardan “mükemmel cephaneli” silâhlara geçiş dönemi.
** “Howdah”
fillerin sırtına konulan oda veya kulübe tipi kabin. Fil sırtından yapılan
kaplan, panter gibi tehlikeli
hayvanların avında kullanılan büyük çaplı tabancalara da Howdah tabancası
denmiş.
*** Bu fişeklerden yukarıdaki yazı içinde de
bahsedilmişti.